
NE OLDU BİLİYOR MUSUN?
Hayatın ortasında bir anda durup 'Şimdi ne oldu bize?' dedirten anlar üzerine bir podcast. Duygusal, sert ve bazen kendimize bile itiraf edemediğimiz şeyleri konuşuyoruz. Her bölüm kısa bir yüzleşme, kişinin kendine dönüş hikayesi gibi. İçimizde olup biteni, değiştiğimizi, korktuğumuzu, yeniden doğduğumuzu keşfediyoruz.
Bölümler
30 : BİR ARKADAŞLIK NEDEN ÇÜRÜR?
“Kıskançlık, menfaat, sessiz rekabet ve dostluğun yavaş yavaş ölüşü…”@selmanigar
29 : BİR FLÖRT NASIL ÇÜRÜR?
Flörtte belirsizlik, araya giren sessizlikler, ghosting ve açık iletişimin neden bu kadar önemli olduğunu konuşuyoruz.Bazen çok güzel geçen bir date sonrası her şey bir anda değişir. Mesajlar azalır, aramalar kesilir, araya günler girer ve insan kendini şu sorunun içinde bulur: “Ne oldu şimdi?”Bu bölümde bir flörtün nasıl yavaş yavaş çürüdüğünü; sessizliğin, açıklamasızlığın ve belirsizliğin insan
28 : PLURIBUS / MUTLU AMA YOK OLMUŞ BİR DÜNYA
Herkesin mutlu olduğu ama kimsenin kendisi olmadığı bir dünya . Bu bölümde Pluribus dizisinden yola çıkarak uyumlanmayı, birey kalmanın yalnızlığını ve kendi sesimizi korumanın bedelini konuşuyoruz.@selmanigar
27 : HAYAT BİZİ BURAYA GETİRDİ, PEKİ SONRA?
Ya baska bir karar verseydik? Ya baska bir sehre gitseydik? Ya su an yasadigimiz hayat, sadece bir sonraki cesaretimize kadar bekledigimiz yer ise? Bu bolumde zaman cizelgelerimizi, kacirdigimizi sandigimiz ihtimalleri ve icimizde hala devam eden “ben daha fazlasini istiyorum” sesini konusuyoruz. Benim hikayem burada bitmiyor.@selmanigar
26: ANNELER GÜNÜ ÖZEL / HEM ANNE HEM BABA OLMAK
Anneler Günü özel bölümünde; tek başına iki çocuk büyütmenin görünmeyen emeğini, hem anne hem baba olmanın ağırlığını, çalışan bir anne olarak hayata yetişmeye çalışmayı ve tüm yorgunluğun içindeki büyük sevgiyi konuşuyorum. Bu bölüm, çocukları için her gün yeniden ayağa kalkan, çoğu zaman fark edilmeden çok şey başaran bütün annelere gelsin.@selmanigar
25 : SENİ İSTİYOR OLABİLİR AMA TAŞIYAMIYOR
Bir şeyler başlıyor gibi oluyor ama kök salmıyor. Çünkü artık mesele hoşlanmak değil; hoşlandığın şeyin arkasında durabilmek.@selmanigar
24 : BOŞANAN KADINLAR İÇİN FLÖRT REHBERİ
Boşandıktan sonra flört etmek, sadece birini yeniden sevmeye çalışmak değil; kendini yeniden seçmeyi öğrenmek aslında.Bu bölümde flört sinyallerini, red flag’leri, duygusal kapasite meselesini ve neden bazen çekimi ilişki sanıp yanıldığımızı konuşuyorum.
23 : BENİM ANNEM VE DELİLER
Bu bölüm biraz annemin korkuları, biraz benim sezgilerim, biraz da zihnin felaket yazarlığı üzerine. Delilerle başlayan hikaye; korku, sezgi, panik, anda kalmak ve zihnin bize oynadığı oyunlara uzanıyor. Bazen insanın yaşadığı şey, başına gelen değil; gelmesinden korktuğu şey oluyor.
22 : İÇİME DOĞMUŞTU
Bazı şeyler önce hissediliyor, sonra yaşanıyor. Bu bölüm biraz sezgilerden, biraz iç sesimizden, biraz da insanın kendine inanmayı yeniden öğrenmesinden geçiyor.@selmanigar
21 : Aşkın Yeni Dili: Ghosting, Red Flag, Delulu Çağı
Neden artık duygularımızı Türkçe değil de bu terimlerle anlatıyoruz?Neden biri mesaj atmayınca “üzüldüm” demiyoruz da “ghosting yaptı” diyoruz?Neden biri bizi şaşırtınca “garipti” demiyoruz da “red flag” diyoruz?Neden ilişki yaşayıp hala adını koyamıyorsak buna “situationship” diyoruz?Bu bölüm sadece kelime anlatmıyor.Bir kuşağın aşk yaşama biçimini anlatıyor.@selmanigar
20: HAYAT BİRAZDA KENDİNE NE DEDİĞİN
İnsan biraz yaşadığı şey, biraz da yaşadığını kendine nasıl anlattığıdır. Bu bölüm bunu konuşuyoruz.@selmanigar
19: İNCİ KAZAN İLE İNCELMEK DEĞİL, İYİ HİSSETMEK.
Bugün İnci Kazan ile; sporu bir yaşam biçimine dönüştürmeyi, bedenle savaşmadan onunla birlikte yaşamayı, öz şefkati ve kendini sevmeyi konuşuyoruz. @selmanigar
18: TATLI RÜYALAR VE KURU DOLMALAR
Bu bölümde size bir kitaptan bahsediyorum ama aslında biraz da bir dostluktan, bir dönemden ve hafızamda yer eden çok özel bir hatıradan söz ediyorum. Yıllar önce bir arkadaşımın bana hediye ettiği Tatlı Rüyalar, benim için sadece çok sevdiğim bir kitap olmadı; aynı zamanda kahkahayla, paylaşımla, dostlukla ve hatta kuru dolmayla birleşen bir anıya dönüştü. Bu bölümde Alper Canıgüz’ün o absürt, ze
17: Eşik: Vazgeçmek mi, Dönüşmek mi?
Bu bölüm tam bir eşik bölümü. Hayatında “çok yorgunum”, “sınanıyorum” ya da “yol ver gitsin” cümleleri dönüyorsa, belki de vazgeçmek istemiyorsun; sadece artık eski versiyonunla devam edemiyorsun. Bu bölümde büyümeyi romantize etmiyoruz, net konuşuyoruz. Çünkü bazen sınanmak sandığın şey cezalandırılmak değil, kapasitenin genişlemesi. Bazen yorgunluk çalışmaktan değil, kendini sürekli ertelemekten
16: Yaşadığımız Hayat, Zihnimizin Eseri mi?
Hayat gerçekten zor mu…Yoksa biz mi zihnimizde yazdığımız hikayelerle onu zorlaştırıyoruz?Bu bölüm biraz yüzleşme içeriyor.Bir mesaj geç geldiğinde yazdığımız “demek ki”li senaryoları…Bir plan değiştiğinde içimizde büyüttüğümüz ihtimalleri…Henüz yaşanmamış şeyler için hissettiğimiz kırgınlıkları konuşuyoruz.Çünkü çoğu zaman bizi üzen olayın kendisi değil,o olaya yüklediğimiz anlam.Zihin çok yaratı
15: KOKUYLA HATIRLANAN ŞEYLER
Hayat bazen sadece tereyağlı kızarmış ekmek ister….@selmanigar
14: İLİŞKİLENMENİN YENİ TANIMI: Minimum emek, maksimum anlayış beklentisi.
Bu bölüm, “Ben mi fazla istiyorum?” diye kendine soranlar için.Sevilmekle hayatın içinde bir yere sahip olmanın aynı şey olmadığını konuşuyoruz.Plan değil, boşluk olduğumuz ilişkileri…Jest yerine cümle aldığımız anları…Ve “anlayış” kelimesinin bazen nasıl bir konfor kalkanına dönüştüğünü.Bu bir ayrılık hikâyesi değil.Bu bir fark etme ve rol bırakma hikâyesi.Eğer sadece uygun olduğunda hatırlanıyor
13: Bağ Kurmak mı, Kendinden Vazgeçmek mi?
Sınır koyduğumuzda gerçekten ne olur?Bir bağ mı kopar,yoksa ilk kez netleşir mi?Bu bölümde sınırısoğukluk ya da mesafe olarak değil,kendimizle temas ettiğimiz yer olarak ele aldım.Belki dinlerken şunu fark edersin:Bazı “kaybettim” dediğimiz anlar,aslında ilk kez kendimizi kaybetmediğimiz anlardır.@selmanigar
12: BEN BU HİSSE NEDEN BU KADAR TUTUNDUM?
Bazen bir şey hissedersin.Ne tam bir kişi,ne net bir hikaye…Ama içerde bir yer açılır.Bu bölümde şunu sordum:Bir his neden bu kadar güçlü gelir?Ve biz neden bazı hislere,olduğundan fazla tutunuruz?Bu bir ilişki anlatısı değil.Bu, bir ihtiyacın fark edilme hikayesi.Anlaşılmış hissetmek,sakinleşmek,kendin olabilmek…Bazen bir his,karşımızdakiyle değilbizim içimizdeki eksik bir yerle ilgilidir.Ve baze
11: GÖRMEDEN HİSSEDİLİR Mİ?
Bazen his, bakmaktan önce gelir.Bazen birini görmeden bir şey hissedersin.Ne yüzünü bilirsin, ne nasıl baktığını.Ama yanında daha sakin olduğun bir yer açılır.Bu bölümde şunu sordum: Biz gerçekten birine mi bağlanıyoruz, yoksa onun yanında kendimiz olabildiğimiz hâle mi?Çekimin ne olduğunu, alışkanlıkla his arasındaki farkı, ve neden bazı duyguların bu kadar tanıdık geldiğini konuştuk.İnsan bazen
10: TEMAS ETMEKTEN NEDEN BU KADAR KORKUYORUZ ?
Bu bölümde;neden dokunmaktan kaçtığımızı,neden “iyiyim” demeyi seçtiğimizive gerçek temasın bizi neden bu kadar korkuttuğunu konuşuyoruz.Belki de en büyük eksikliğimiz,birinin yanında gerçekten durabilmek.Dinle.Belki sana hiç beklemediğin bir yerden dokunur.
9: ARTIK AYNI YERDE DEĞİLİM
Bazı değişimler yüksek sesle olmaz.Bir gün uyanırsın ve fark edersin:Aynı şeyler oluyor ama sen artık aynı yerde durmuyorsundur.Bu bölüm,eskisi kadar üzülmemeyi,her şeyi kişisel almamayı,bazı ihtimallere dokunmamayı öğrenmekle ilgili.Bir kopuş değil bu.Bir hesaplaşma da değil.Sadece sessiz bir yer değişikliği.Dinlerken birini düşünebilirsin.Ya da ilk kez kendini gerçekten fark edebilirsin.Çünkü ba
8: POTANSİYELE YATIRIM YAPMAK
Bu bölümde kimseye “ayrıl” demiyoruz.Ama potansiyele neden bu kadar tutunduğunu fark ettiğinde,bazı bağlar kendi kendine düşüyor.Netlik yokken beklemeyi,“aslında iyi biri” cümlesini,bir ihtimal uğruna yorulmayı konuşuyoruz.Ve belki de ilk defa şunu duyuyorsun:👉 Sorun sen değilsin.👉 Sorun, yanlış yerde doğru kalmaya çalışmak.Dinlerken bir yerde duracaksın.“Ben de bunu yaşıyorum” diyeceksin.Ve bölüm
7: Ne Zaman Uyandım, Ne Zaman Bıraktım?
Bu bölümde büyük suçlamalar yok.Dram yok.Kahraman–kötü ayrımı yok.Bu bölümde sadece gerçekler var.Bir evlilik nasıl sessizce biter?İnsan, ilişki içindeyken nasıl yalnız hisseder?Annelik, emek, çalışma, hayaller…Bunlar ne zaman “fazla” sayılmaya başlar?Bu bölüm;anlaşılmadığını hissettiğin anları,görülmediğin yerleri,ve kendini ertelediğin yılları anlatıyor.Acıtan şeylerin üstü örtülmüyor.Ama ilk ke
6: AŞK MI? SEÇİLMİŞ OLMAK MI?
Aşk mı… yoksa seçilmiş olmak mı?Bu bölümde romantik cümleler yok.Masallar yok.Kendini kandırmaya yer yok.Bu bölümde şunu soruyoruz:Birinin seni bırakmaması gerçekten aşk mı?Yoksa sadece… seçilmiş olmanın sarhoşluğu mu?Israrı sevgi sandığımız,peşinden koşanı “doğru kişi” ilan ettiğimiz,görülmenin kalp atışlarını bastırdığı o yaşlara dönüyoruz.Bir “neden olmasın” evetinin arkasında ne vardı?Birinin
5: Soft Girl Era değil, Soft Life Era.
Pastel tonlar, estetik kahveler, sleek bun topuzlar…Soft Girl, Clean Girl, That Girl derken hepimiz fark etmeden aynı beklentinin içine mi çekildik?Bu bölümde;yumuşak görünmekle gerçekten yumuşak yaşamak arasındaki farkı,toksik üretkenliğin hayatımıza nasıl sızdığını,ve neden artık yeni bir estetikten çok yeni bir ritme ihtiyacımız olduğunu konuşuyoruz.Influencer olmanın “soft” görünen ama çoğu za
4: Kimse Hazır Başlamadı.
Hayır.Kimse hazır başlamadı.Hazır görünen herkes… sadece korkusuna rağmen başladı.Bu bölümde;yıllardır ertelediğin hayallerin,kafanda büyüttüğün “mükemmel anın”,seni tutan bahanelerin aslında ne kadar sahte olduğunu konuşuyorum.Ve belki de ilk kez, şunu fark edeceksin:Korktuğun şey, başlaman gerektiğinin işareti.Bu bölüm seni biraz rahatsız edecek…Biraz düşündürecek…Belki de sonunda “Tamam, artık
3: Toksik üretkenlik
Bu bölümde toksik üretkenliği, güçlü görünme baskısını ve “yetişmek zorundaymışım” duygusunu konuşuyorum.Bir şarkı çalıp içimdeki bütün sesleri açana kadar ertelediğim yorgunlukları…Bazen durmanın da bir güç olduğunu hatırlatmak için.
2: Bir Fotoğrafçının Dünyayı Görme Biçimi
Asıl hikayeyi gören göz ve hisseden kalp yaratır.Film sahnesinin Linki 👇🏻https://www.youtube.com/watch?v=V8U9SOrGyXw
1 : Podcast Çekmeye Nasıl Karar Verdim.
hayal etmek değil harekete geçmek mesele











