
Baraneemo Podcast
Öylesine konuşuyorum.
Episodes
#22 Doğru Yol Diye Bir Şey Yok: Nietzsche ve Özgürleşme Manifestosu
Baraneemo Podcast'in 22. bölümünde, Nietzsche'nin o meşhur "Senin bir yolun var. Benim bir yolum var. Doğru yola gelince, o yok" sözünden yola çıkarak hayatımızdaki en büyük illüzyonlardan birini konuşuyoruz. Neden sürekli doğru mesleği, doğru zamanı veya doğru kararı arıyoruz? Aslında "doğru yol" arayışımız, kendi seçimlerimizin yükünü taşımamak ve sorumluluktan kaçmak
#21 Sadece Mantıkla Yaşamak Mümkün mü?
Sadece mantıktan ibaret bir zihin, baştan başa keskin bir bıçak gibidir. Onu kullanan eli kanatır." Baraneemo Podcast'in 21. bölümünde Rabindranath Tagore'un bu sarsıcı sözünün peşine düşüyoruz. Akıl, mantık, IQ ve rasyonellik çağımızın yeni tanrıları haline gelmişken; hissetmeyi neden bir zayıflık olarak görüyoruz? İlişkilerimize neden bir mühendis gibi "kök neden analizi"
#20 Camus, Sisifos ve Modern Anlamsızlık
Modern dünyanın tekdüze döngüsünde hepimiz aynı soruyu soruyoruz: "Neden bu kayayı itiyorum?" Bu bölümde, Albert Camus’nün "Sisifos Söyleni" üzerinden hayatın absürtlüğüyle ve modern insanın bitmek bilmeyen döngüsüyle yüzleşiyoruz. Kendi kariyer yolculuğumdan, ocak ayındaki istifa sürecimden ve yeni "kayalarımdan" örnekler vererek ; nihilizmin bir entelektüel bahane o
#19 İtaat, Sessizlik ve Gulag
Aleksandr Soljenitsin’in sarsıcı eseri üzerinden insanın özgürlüğünü bir günde değil, parça parça ve bazen kendi rızasıyla nasıl kaybettiğini sorguluyoruz. Gulag’ı sadece geçmişte kalmış bir kamp değil, sessizlikle ve normalleşen bir itaatle örülen canlı bir mekanizma olarak ele alıyoruz. Bu bölümde, kötülüğün canavarlardan değil, "işini yapan" normal insanların suskunluğundan beslendiği
#18 Kendi Fikirlerini mi Savunuyorsun, Yoksa Sürünün mü?
Tek başımızayken son derece makul kararlar verebilen bizler, nasıl oluyor da bir grubun parçası olduğumuzda tanınmaz hale geliyoruz? Neden bireysel vicdanımız kalabalığın içinde buharlaşıp yerini "haklılık" sarhoşluğuna bırakıyor? Bu bölümde, Friedrich Nietzsche’nin sarsıcı gözleminden yola çıkarak kalabalıkların psikolojisini ve modern dünyanın yeni meydanı olan sosyal medyadaki dijital
#17 İnsan Neden Dayanır? (Ve Neden Bir Anda Çöker)
Yeni yılın ilk haftaları geçti.Ajandalar açıldı ama sayfalar hâlâ boş.Hedefler vardı, niyetler vardı…ama hayat yine kendi ağırlığıyla üstümüze çöktü.Çoğu insan şu soruyu soruyor:“Nasıl motive olurum?”“Nasıl disiplinli kalırım?”“Nasıl devam ederim?”Ama kimse durup şunu sormuyor:“Neden?”Bu bölüm “nasıl daha güçlü olunur” anlatmıyor.Motivasyon vermiyor.Teknik sunmuyor.Bu bölüm şunu konuşuyor:İnsan ne
#16 Bu Hayat Gerçekten Senin mi? | Taklit Hayatlar Üzerine
Bir sabah uyanıyorsun.Her şey yolunda gibi… ama içten içe bir şey oturmuyor.Bu bölümde şunu sorguluyoruz:Düşüncelerimiz gerçekten bize mi ait, yoksa başkalarından ödünç mü?İstediğimizi mi yaşıyoruz, yoksa “istememiz gerektiği” öğretileni mi?Oscar Wilde’ın rahatsız eden bir sözüyle başlayıp,taklit hayatların nasıl fark edilmeden kurulduğunu,kendin olmanın neden romantik değil de acı verici olduğunu
#15 Yeni Yıl Seni Kurtarmayacak (Ama Bir Şey Değişebilir)
31 Aralık gecesi garip bir gece. Çünkü insan, takvim değişince hayatının da değişeceğini sanıyor.Bu bölüm bir “gaz” bölümü değil.“2026 harika olacak” demiyorum.“Hedef listesi yap” da demiyorum.Bu bölüm, yeni başlangıç fantezisini masaya yatırıyor.Neden her sene aynı yerde kaldığımızı,neden motivasyonun yetmediğini,neden başlamadan önce aslında bırakmamız gerektiğini konuşuyoruz.Şunlara bakıyoruz:–
#14 İçerik Üreticisi Olarak Geçen Bir Yıl
Bu bölüm bir başarı özeti değil.Bu yıl tam zamanlı bir içerik üreticisi olmaya karar verdim ve 8 Ocak’ta istifa ettim.Ürettim, büyüdüm, 250 bin abone eşiğini geçtik.Ama bu bölüm rakamlarla ilgili değil.Bu bölüm;içerik üretirken çözülen anlam arayışıyla,aynı anda yaşanan yalnızlıkla,kaybedilen arkadaşlıklarla,ve “insanlar beni mi seviyor, yoksa ürettiğim şeyi mi?” sorusuyla ilgili.Hayatımın hem en
#13 Biri Giderken Neden Tutmaya Çalışırız?
Bu bölüm, bir insanın hayatından çıkacağını bile bile neden onu bırakmadığımızın psikolojik ve duygusal temelini anlatıyor.Aslında tutmaya çalıştığımız kişi değil; kendi içimizdeki eksiklik, belirsizlik korkusu, çocuklukta oluşmuş yarım kalmış kimlikler, beynin kaybı telafi etme paniği.Bu bölümde şunları konuşuyoruz:– Neden “giden birini” kurtarmaya çalışırız?– Belirsizlik beynimizi nasıl bağımlı
#12 Memento Mori
Ertelediğin her şeyin kökünde aynı yalan var: “Zamanım var.”Bu bölüm, bu yalanı paramparça ediyor.Memento Mori’nin estetize edilmiş süs versiyonunu değil, gerçek ve rahatsız edici hâlini anlatıyorum.Zamanın sınırlı olduğunu fark ettiğinde, bütün hayat düzenin çöküp yeniden kurulacak.Bu bölüm bir uyanma çağrısıdır.Bugün gerçekten yaşayıp yaşamadığını yüzüne vuracak.
#11 Kökler Cehenneme İnmeden, Dallar Göğe Uzamaz
Carl Jung’un şu sözü, ruhumuzun büyümesi için derin bir gerçeği hatırlatıyor: ‘Hiçbir ağaç cennete yükselemez, kökleri cehenneme inmedikçe.’Hayatımızdaki en karanlık anlar—kaybettiğimiz insanlar, yaşadığımız başarısızlıklar, içimizde sakladığımız öfke ve korkular—aslında ruhumuzun köklerini derinleştiren deneyimlerdir. Bu bölümde gölgemizle yüzleşmenin, acının öğretmenliğinin, mitolojideki cehenne
#10 Bugün Kim Olmayı Seçeceksin?
Hayatımızda yaşadığımız birçok şey bizim kontrolümüzde değildi. Doğduğumuz aile, büyüdüğümüz şehir, çocukluk deneyimlerimiz… Hepsi bizi şekillendirdi. Ama Jung’un şu sözü, zinciri kırıyor: ‘I am not what happened to me, I am what I choose to become.’Bu bölümde şunu konuşacağız: Geçmişin gölgesinde yaşamaya devam mı edeceğiz, yoksa seçimlerimizle geleceğimizi mi inşa edeceğiz? Küçük adımların kimli
#9 Kendi Yolumuz mu, Ailemizin Gölgesi mi?
Bazen kendi hayatımızı yaşarken, farkında olmadan bir başkasının yarım kalmış hikâyesini sürdürüyor olabilir miyiz? Jung’un çok sarsıcı sözü vardır: ‘Bir çocuğun taşımak zorunda olduğu en büyük yük, ebeveynlerinin yaşanmamış hayatıdır.’Bu bölümde, ailemizin bize fark ettirmeden bıraktığı görünmez zincirleri konuşuyoruz. Hayallerimiz gerçekten bize mi ait, yoksa başkasından miras kalan bir gölge mi
#8 Canavarlarla Savaşırken Canavara Dönüşmek
Nietzsche’nin meşhur sözü “Canavarlarla savaşan kişi,kendisinin de canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir. Uzun süre uçurumabakarsan, uçurum da sana bakar” üzerinden insanın içindeki karanlığı,toplumsal mücadeleleri ve modern dünyada kötülükle yüzleşmenin tehlikelerinikonuşuyoruz. Bu bölüm, karanlığa bakarken insan kalabilmenin yollarını arıyor.
#7 En Sevdiğim 4 Film
Bu bölümde hayatımda en çok iz bırakan dört filmi konuşuyorum: La La Land’in aşk ve hayal arasında bıraktığı ikilem, About Time’ın bize hatırlattığı sıradan anların değeri, Interstellar’ın zamanın acımasızlığına karşı sevgiyi pusula yapması ve Good Will Hunting’in kalbini açmanın zekâdan daha cesur bir şey olduğunu göstermesi.Bu filmler bana hayatın farklı dönemlerinde farklı dersler verdi. Belki
#6 Suç ve Ceza’dan Bir Ders
Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanında geçen şu söz, bugün hâlâ içimizi sarsıyor: ‘En büyük günahın, kendini yok edip kendine ihanet etmen… hem de hiç uğruna.’Bu bölümde, kendine ihanet etmenin ne anlama geldiğini konuşuyoruz. Psikolojik, sosyolojik ve kişisel boyutlarıyla ‘hiç uğruna’ yapılan fedakârlıkların ruhu nasıl tükettiğini tartışıyoruz.Aynı zamanda Türkiye gibi bir yerde yaşarken paranın,
#5 Matrix, Kader ve Özgür İrade Üzerine
Matrix’te Oracle’ın Neo’ya söylediği o söz hâlâ akıllarda: “You didn’t come here to make the choice. You’ve already made it. You’re here to understand why you made it.”Peki bu ne anlama geliyor? Seçimlerimizi gerçekten biz mi yapıyoruz, yoksa kararlarımız zaten geçmişimiz, karakterimiz ve bilinçaltımız tarafından mı belirleniyor?Bu bölümde seçim illüzyonundan, nörobilim deneylerinden (Libet deneyl
#4 Hiçbir Şey Kontrolümüzde Değil (Ve Bu İyi Bir Şey)
Planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz, her şeyi kontrol altında tutmaya çalışıyoruz… Ama hayat çoğu zaman bildiğini okuyor. İşte tam da bu noktada ortaya çıkıyor: kontrol bir yanılsama.Bu bölümde, kontrol etmeye çalıştıkça neden daha çok yorulduğumuzu, “teslimiyet” kavramının aslında pes etmek değil, akışa geçmek olduğunu konuşacağız. Psikolojiden felsefeye, Stoacılıktan sufizme kadar farklı persp
#3 Neden Hep Eski Günleri Özlüyoruz?
Bir şarkı, bir koku ya da eski bir fotoğraf… Hepimizi bir anda geçmişe götürüyor. Peki neden bu kadar özlüyoruz? Nostaljinin beynimizde ve ruhumuzda nasıl çalıştığını, bize nasıl şifa verdiğini ve bazen de nasıl bugünden kopardığını bu bölümde konuşuyoruz.
#2 Tacizi Konuşmak Yeter mi? Erkekler Ne Yapmalı?
Kadınların hayatın her alanında maruz kaldığı taciz gerçeğini, gündemdeki son olaylarla birlikte konuşuyorum. Sessizlikle beslenen bu düzeni ve erkeklerin sorumluluğunu tartışıyorum. Bir yandan kendi yaşadığım iftira deneyiminden bahsederek dengeyi kurmaya çalışıyor, diğer yandan Daniel Sloss’un meşhur tiradından ilhamla “erkeklerin aktif olarak müdahale etmesi gerektiğini” vurguluyorum. Ayrıca so
#1 Hoşbuldum
Evet arkadaşlar, yüzdük yüzdük ve o noktaya geldik. Baraneemo Podcast'in birinci bölümünü dinliyorsunuz! Bu bölümde, kişisel gelişim yolculuğumdan, sosyal medyada nasıl başladığımdan ve içerik üretme serüvenimden bahsediyorum. İki yıl önce, TikTok'ta bir video ile başladım ve o günden beri hayatımda birçok şey değişti. İnsanlara yardım etme isteğimle dolup taşıyorum ve bu podcast, bu yolcu











