
Allah Kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'in Açıklamalı Meali - Ali Ünal
Bu podcast, Kur'an-ı Kerim'in ayetlerini açık ve anlaşılır bir şekilde, Kur'an'ın bütünlüğü içinde anlamlandıran bir meal çalışmasıdır. Özlü bir tefsir niteliği taşıyan eser, imanî gerçekler, ibadet, ahlak, bireysel ve sosyal hayat gibi konuları kapsar. İslam'ı ve İslami hayatı her boyutuyla Kur'an'ın anlam derinliği içinde sunmayı amaçlar.
Episodes
88. İsimler Sözlüğü - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı
Hz. Muhammed ibn Abdullah (s.a.s.) (571 Mekke – 632 Medine): Nebîler ve rasûller silsilesinde son halka, dolayısıyla nübüvvet ve risaletin nihaî vârisi; misyonu evrensel, dolayısıyla Cenab-ı Allah’ın bütün peygamberlerle gönderdiği din olan İslâm’ı, kendisinden sonra bir daha peygamber gelmeyecek şekilde evrensel olarak hem insanlara hem de cinlere tebliğ etmiştir. Misyonuna başladığı Mekke’den Me
87. Bazı Esmaü’l-Hüsna - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı
Allah (c.c.), Kendisi’ne ibadet edilmeye ve hayatın gayesi yapılmaya tek hak sahibidir (Ma’bud-u bi’l-hak, Maksud-u bi’l-istihkak). O, Zâtından dolayı sevilir. Her şey Allah’a bağlıdır ve Allah ile ayakta durmaktadır. Kâinatın yüzünün nûru ve ışığı Allah kelimesidir. Her hakikat Allah’a dayanır ve Allah kelimesinin olmadığı yerde ilimler evham, hayal ve seraptan ibaret kalır. O’nun varlığı o kadar
86. İslam: İnsanlığın ve Kainatın ‘Din’i, Allahın Bütün Varlığı, İnsanlığı Üzerinde Yarattığı Fıtrat - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı
Allah, bütün sıfat ve isimleriyle tanınsın diye kâinatı yaratmıştır; bu tanıma da, beraberinde elbette O’na ibadeti getirecektir. Çünkü kul, kul olduğu için ibadet eder, Allah da Allah olduğu için O’na ibadet edilmelidir. Varlıklar içinde cinlerden ayrı olarak sadece insandır ki, Cenab–ı Allah’ın İrade sıfatının tecellisini, başka varlıklardan daha fazla olarak da O’nun İlim ve Kelâm sıfatlarının
85. Allah’ın Varlığı, Birliği ve Buna İnanmak ve Bir Bal Arısının Hayatı- Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı
Tevhid inancı, insana cesaret aşılar. Kişiyi korkaklığa iten iki sebep vardır: (1) Ölüm korkusu ve emniyet ihtiyacı, (2) Allah’tan başka hayatı geri alabilecek bir başkasının bulunabileceği ve yeni gelişmelerle ölümün önüne geçilebileceği düşüncesi. Allah’tan başka ilâh bulunmadığı inancı, zihni bu düşüncelerin ikisinden de temizler. Mü’min, hayat ve serveti dahil, sahip olduğu her şeyin gerçekte
84. Allah Rasülü’nü Tanımak ve O’nun Büyüklüğü, Kur’an-ı Kerim’in Bazı Mucizevi Yanları ve Meydan Okuması, Bütün Hayırlar Allah’tan Olup, Şerri Kazanan İse İnsandır - Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
O zat, evet bir insandır ve insan olması da gerekirdi. Fakat O’na biz gibi sıradan bir insan ve beşeriyet vasıfları içinde değil, Kur’ân aynasından, ondan çıkan İslâm medeniyeti açısından, O’nun yetiştirdiği sahabe ve O’nun bahçesinde yetişmiş yüzbinlerce büyük âlim, mürşid, velî, devlet adamı ve komutan açısından bakmak gerekir. Yoksa her zaman için aldanabilir ve yaratılmış varlıkların ulaşabile
83. İslam ve Savaş, İslam' da Kadının Statüsü ve Halk Arasında Hz Muhammed Aleyhisselam - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hz. Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, halkı içinde 40 yıl onlardan bir fert olarak yaşamıştı. Bu uzun dönemde ne bir devlet adamı, ne bir vaiz, ne de bir hatip olarak biliniyordu. Kimse O’nun, peygamberliğinden sonra yaptığı gibi hikmet ve bilgi şuaları neşrettiğine şahit olmamıştı. Metafizik, ahlâk, hukuk, siyaset, ekonomi ve sosyoloji konularında hiçbir söz söylememişti. Bırakın iyi bi
82. Kitab-ı Mukaddes’te Hz. Muhammed Aleyhisselam ve İslam, Savaş ve İslam’ın Ana Yayılış Dinamikleri - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Meşhur tarihçi Belâzurî’nin naklettiği şu hadise, yerli halkın Müslüman idarecilerden ne derece memnun olduğunu göstermeğe yeter:Humus’un fethinden sonra Müslüman askerler, Bizans hükümdarı Heraclius’un büyük bir orduyla üzerlerine geldiği haberini alınca şehri boşaltmaya karar verir ve, “Biz, bunu sizi koruma karşılığında almıştık.” diyerek, halktan topladıkları cizyeyi iade ederler. Halk ise, on
81. Alak Suresinden Nas Suresine Kadar - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hz. Ali’nin ifadeleri içinde, “Dinin evveli, Allah bilgisidir; bu bilginin kemali, Allah’ı tasdiktir; tasdikin kemali, O’nun birliğine inanmaktır; bu inancın kemali, O’na karşı ihlâslı olmaktır; ihlâsın kemali, O’nu her türlü noksanlıktan tenzih etmektir.” O, nâmütenâhîdir, ezelî ve ebedîdir ve varlığı Kendi’ndendir. O, Allah’tır, Bir’dir, her şey O’na muhtaçken, O, hiçbir şeye muhtaç değildir. He
80. Duha, İnşirah ve Tin Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Gerçek insaniyete ulaşmak, bunun için gerekli terakki basamaklarını tırmanmak ve hem ferdî hem içtimaî hayatta, hem dünyada hem Âhiret’te gerçek mutlululuğu elde etmek ise, insanın kendisine verilen söz konusu kuvveleri belli ölçülere göre terbiye edip sınırlamasında ve menfî görünen duygularını ve huylarını faziletlere dönüştürmede, faziletlere kaynak yapmada yatmaktadır. Ayrıca, insan yalnızca b
79. Mutaffifin, İnşikak, Buruc, Tarık, A’la, Ğaşiye, Fecr, Beled, Şems ve Leyl Suresi - Allah Kelamı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İnsanla hayvanlar arasında önemli farklılıklar vardır. Temel farklılıklardan biri şudur ki: Hayvan, hayatı için gerekli bütün temel bilgi kendisine öğretilmiş olarak dünyaya gönderilir ve doğar doğmaz, en fazla bir–iki hafta içinde hayata adapte olur. Bu da gösterir ki, hayvanın vazifesi öğrenerek kemale ermek değil, vazifesiyle Allah’a ibadet görevini yerine getirmektir. Buna karşılık insan, her
78. Mürselat, Nebe’, Naziat, Abese, Tekvir ve İnfitar Suresi- Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Cehennem Ateşi’nin kıvılcımlarının saraya ve dağılıp yayılmalarının sarı renkli deve sürülerinin dağılıp yayılmasına benzetilmesinde kıvılcımların büyüklüğü kadar, Ateş’e müstehak olmada insanın dünyada onu iman ve ibadetten alıkoyan saraya, rahata, lükse, (çöl hayatında pek değerli) sarı develere ve onlara kıyasla, her dönem insanların tutkusunu çeken vasıtalara düşkünlüğüne de işaret vardır dene
77. Müzzemmil, Müddessir, Kıyamet ve İnsan Suresi- Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Sabah ve gündüz namazlarında Rabbin isminin zikredilmesi, buna karşılık Akşam Namazı ve Yatsı Namazı için secdenin öne çıkarılması, Teheccüd Namazı’nda ise uzun uzun tesbihten söz edilmesinden, Sabah Namazı ile gündüz namazlarında kıraatin uzun tutulması, Akşam Namazı ile Yatsı Namazı’nda secdenin daha bir önemli olduğu, kıraatin kısa tutulacağı, Teheccüd Namazı’nda ise tesbihin, yani bir bakıma n
76. Mearic, Nuh ve Cin Suresi- Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hz. Cebrail (a.s.) Allah Rasûlü’ne vahyi getirirken, yol boyunca sayısız denebilecek melek ona eşlik eder, vahye müdahale etmek isteyen şerli cinleri, şeytanları kovarlar, bazı melekler de Allah Rasûlü’nün etrafını kuşatırlardı. Allah Rasûlü (s.a.s.) vahyi tebliğ ederken de benzer bir koruma olurdu. Yani vahiy ve onunla bildirilen İlâhî–gaybî gerçekler, Allah’tan geldiği şekilde hiçbir değişikliğe
75. Kalem ve Hakka Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah Rasûlü’nün en yüksek derecede sahip olduğu ahlâk, tarihen ve herkes nezdinde sabittir. Son asırların en garazkâr ve kasıtlı birkaç oryantalisti dışında, O’nun en amansız düşmanları bile O’nun bu eşsiz ahlâkına dil uzatmamış, uzatamamıştır. (O’nun bu ahlâkı hakkında bkn: Fethullah Gülen, Sonsuz Nur, c:2.) Hz. Ayşe (r.ah.) O’nun ahlâkı hakkında soranlara, “Siz Kur’ân okumuyor musunuz? O’nun ah
74. Tahrim ve Mülk Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Çevremizdeki varlığa ve kendi varlığımıza sathî bir bakış bile Allah’ın inkârın muhal olduğunu ortaya koymaya yeter. Mekke müşrikleri de Allah’ı inkâr edemiyorlardı ve onlar O’nu inkâr davası güden modern ateist ve materyalistlerden daha akıllıydılar. Ama insan, nefsine mağlûbiyetle hayatını tanzim etmek, dilediğince yaşamak için kendi üzerinde güç olsun istemez. Bu sebeple de, hayatına yön verme
73. Münafıkûn, Teğâbün ve Talak Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Her şeyi ve insanların davranışları dahil her hadiseyi yaratan Allah’tır. Ve O’nun yaratması kendi zâtında güzeldir. O’nun insanları yaratması da güzeldir. O, her bir insanı iman edebilme kabiliyeti, imana temayül ve iman için gerekli donanımla yaratır. Bununla birlikte, bazı insanlar bu donanımlarını istismar eder, yanlış kullanır ve küfre düşerler. İnsanları iç hallerini bilemediğimiz ve bilme g
72. Mümtehine, Saff ve Cuma Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Ey iman edenler! Sizi pek acı bir azaptan kurtaracak çok kârlı bir ticareti size bildireyim mi? Allah’a ve Rasûlü’ne gerektiği gibi inanır ve Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihad edersiniz. Eğer biliyorsanız, sizin için hayırlı olan budur.
71. Mücadile ve Haşr Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Cenab–ı Allah (c.c.), âyetin diliyle, O’nu unutanlara ve bu vesileyle mü’minlere şöyle sesleniyor: Siz, kendinizi de unuttunuz, kendinizin farkında değilsiniz. Başkalarını hep ölüme mahkûm gördüğünüz halde kendiniz için ölümü hiç aklınıza getirmezsiniz. İş yapma ve zorluklara katlanma vakti hep yan çizer, fakat ücret alma zamanı daima ön sırayı kollarsınız. Günlük hayatınızda asla Allah’ı ve O’nun
70. Hadid Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah Rasûlü aleyhissalâtü vesselâm, “İslâm’da ruhbanlık yoktur.” buyurmuşlardır. Yine O, “Ümmetimin ruhbanlığı, Allah yolunda cihaddır.” açıklamasında bulunmuşlardır. İslâm, şahsî feyiz ve kemalât için insanlardan uzaklaşıp bir köşeye çekilmeyi tasvip etmez. Bunun yerine, insanlar içinde bulunup, pek çok çile ve ızdırabı beraberinde getirecek de olsa, onların dünya ve bilhassa Âhiret saadetleri a
69. Vakıa Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Cenab–ı Hakk’ın bize bahşettiği her şey safi nimettir. Bu bakımdan, O’na daima şükür halinde olmamız gerekmektedir. Eğer hikmeti gereği bazen bizi sıkar ve nimetini az verse bile, asla O’ndan şikâyetçi olmamalı, eğer şikâyet etmemiz gerekecekse, ancak kendimizden şikâyet etmeliyiz. Allah (c.c.), nimetin kadrini öğrenmemiz ve gereken şükrü ifa etmemiz, zaman zaman da günahlarımızdan tevbe ile kendi
68. Necm, Kamer ve Rahman Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İnsanlar ölümden hoşlanmasalar da ölüm, dünyanın ızdıraplarından kurtulma ve insanlar için bu dünyadaki çalışmalarının ücretini almak üzere ebedî hayata geçmede bir kapıdır. Bunun yanısıra, Cenab–ı Allah’ın adaleti gibi merhameti de bütün sonsuzluğuyla Âhiret’te tecelli edecektir. Dolayısıyla, Kıyamet’in gelmesi bu açıdan bir nimet olduğu gibi, onun geleceğini bildirmek de bir nimettir. İnsanın, d
67. Kaf, Zariyat ve Tur Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kâinatta çokluk içinde birlik vardır. Bütün diğer varlıklar gibi insanlar da, pek çok bakımdan farklı farklıdırlar. Bununla birlikte, sonsuzca denebilecek çeşitliliğe rağmen, insanlar ve cinler dışında kalan bütün varlıklar aynı Rab, İlâh ve Melik olarak Bir Allah’a ibadet ve itaat ettikleri için, kâinatta asla bozulmaz ve sarsılmaz bir düzen ve âhenk söz konusudur. Dolayısıyla, kendilerine irade
66. Fetih ve Hucurat Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Eğer gerçekten iman edip, Allah’a ve Rasûlü’ne itaatte bulunursanız, Allah, böylece Müslüman olduktan sonra yaptığınız makbul amellerin mükâfatından hiçbir şey eksiltmeyecektir. Eğer, İslâm idaresine teslimiyete devam ederseniz, bu manâda Allah’a ve Rasûlü’ne itaat içinde bulunursanız, hizmetleriniz dünyada asla karşılıksız bırakılmayacaktır.
65. Ahkaf ve Muhammed Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah, insanın yaratılışına pek çok duygular koymuştur. Bunların bazısı görünüşte kötüdür. Ne var ki, iyi bir eğitimle onlar faziletler haline getirilebilir. Meselâ, düşmanlık duygusu insanın kendi nefsine ve şeytana düşmanlığa, haset gıptaya, yani başkalarındaki faziletlere sahip olmaya çalışma duygusuna, öfke şecaate, yani karşısında öfkelenilmesi gereken şeylere öfkelenip, onların meşru yoldan
64. Duhan ve Casiye Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Âhiret’i inkâr etmek insanın ahlâkını felç eder. Zira insanı insanlık dairesinde tutan en önemli şey, yaptıklarından Âhiret’te hesap verme inancıdır. Bu inanç olmazsa insan vahşi hayvanlardan daha zalim olabilir.
63. Zuhruf Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Doğru yol, Allah’ın Kur’ân’la ortaya koyduğu yol, hidayet de bu yolda yürümek demektir. Bu bakımdan, bu yolda gitmeyen her kim olursa olsun ve kendisini ne kadar doğru yolda sanırsa sansın, dalâlette, yani doğru yolun dışındaki yollardadır. Kur’ân, dalâlette oldukları halde, bu şekilde doğru yolda olduklarını sananları, sürekli yanlış yaptıkları halde doğru yaptıklarını zannedenleri şiddetle ikaz
62. Şura Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İslâm’da meşveret veya istişare o kadar önemlidir ki, Allah, Şura 38.âyetinde Sahabe’yi överken, onların işlerini aralarında istişareye dayalı yürüttüklerini belirtmektedir. Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, vahiyle destekleniyordu; kendi hevasından konuşmazdı ve söylediği sözler vahye dayanıyordu. Buna rağmen O, bilhassa kamuyu ilgilendiren meseleleri meşverete havale ediyor, idarî işle
61. Fussilet Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Başlangıçta gökler veya güneş sistemi ile yeryüzü, yayılma ve nüfuz etme, ayrıca nasıl su yerde hayat ortamını oluşturuyorsa, en başta Allah’ın yaratmasına ortam teşkil etme açısından da suya benzeyen esir maddesinden Kudret Eli’nin yoğurduğu bir “hamur” parçası halinde idi. Arşı suyun üzerinde idi (Hûd Sûresi/ 11: 7) âyeti buna işaret etmektedir. Cenab-ı Allah (c.c.), bu esir maddesinden atom ve
60. Mü'min Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah’ın âyetleri karşısında insanın büyüklenmeye asla hakkı yoktur. Bir defa, insan, Allah karşısında sonsuzca zayıftır ve dolayısıyla ona düşen, bu zayıflığını, aczini idrak ile Allah’ın sonsuz kudretine dayanmaktır. Gökler, insandan çok daha kuvvetli, şuurlu ruhanî varlıklarla doludur; yerde ise, insandan başka daha pek çok sayıda varlık vardır. Buna ve onca genişliklerine, büyüklüklerine rağme
59. Zümer Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Cenab-ı Allah’ın iki kanunu veya kanunlar mecmuası vardır. Bunlardan biri, O’nun Kudret ve İrade sıfatlarından gelen, bütün eşya ve hadiselerin yaratılışı, idaresi ve tasarrufuyla ilgili olup, müsbet (pozitif) ilimlerin konusu olan kanunlardır. Diğeri ise, Din’dir. Bu kanunlardan her ikisi de itaat ister. Din’e itaat veya itaatsızlığın karşılığı kısmen dünyada, büyük ölçüde ise Âhiret’te görülür;
58. Sad Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Nimet ne kadar büyükse, imtihan ve külfet de o kadar ağır olur. İşte Hz. Süleyman da (a.s.), Allah’ın dininin korunması, en mükemmel manâda tatbiki ve tebliği, bu uğurda cihad adına misyonunun devamını arzuluyor ve bunun için de oğullar sahibi olmak istiyordu. Böylece kesintisiz sevaba da mazhar olacak ve Allah’ın dininin beşerî sahadaki hakimiyeti de kusursuz devam edecekti. Ne var ki, Allah’ın m
57. Saffat Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hz. Âdem (a.s.) yeryüzünde eşi Hz. Havva ile birlikte ilk insan, ayrıca kendisi ilk peygamberdi. O, ilk defa olarak Allah’ın Mesajı’nı insanlara iletmiş olmakla birlikte, misyonu bir bakıma ailesiyle sınırlıydı. Fakat Hz. Nuh (a.s.) geldiğinde insanlık artık çoğalmış, kavim ve kabilelere bölünmüş bulunuyordu. Bu bakımdan Hz. Nuh, bu kavim ve kabileleri Allah’ın dini üzerinde birleştirmek için çalı
56. Yasin Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Her şeyin Cenab–ı Allah’ın “Ol!” emriyle ve birden yaratılmasını anlamak için bir kıyas olarak bilgisayar işletim programlarını ve artık bilgisayar tuşlarının ağızdan çıkan sözün etkisiyle de harekete geçmesini zikredebiliriz. Bilgisayar programları veya bilgisayarın çalışması tamamen emirlerden ibarettir ve ağızdan çıkan sözler, tuşlar vasıtasıyla ekranda yazı olarak görünmektedir. İşte, İlâhî Ku
55. Fatır Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Tesbih, Allah’ın her türlü noksanlıktan, eksiklikten, yaratılmışlara ait doğma, üreme, ölme, ihtiyaç hissetme gibi özelliklerden ve ortakları bulunmaktan mutlak münezzeh olduğunu kabul ve ikrar etmektir. Kısaca, Allah ne değildir, ne olamaz, bunu bilmek ve ilân etmektir. Tahmid, Allah’ın bütün kemal sıfatlarına sahip Allah olduğu için hamde, senâya, ibadete lâyık olduğunu ve O’na hamd, senâ ve iba
54. Sebe' Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Putperestlerin çoğu, kendilerinden yardım umulan iyi ruhlar olarak gördükleri meleklere ve kendilerinden korunmak için kötü ruhlar olarak gördükleri cinlere taparlardı. Fakat zamanla cinlerin etkisine giriyor ve meleklere tapıyoruz derken de aslında, cinlerin tesirinde hareket ettiklerinden cinlere tapıyorlardı. Pek çoğu cinlere ilâhlık da atfediyorlardı, çünkü onları kendiliklerinden zarar verebi
53. Ahzab Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah Rasûlü’ne ömürde en az bir defa salât ü selâm getirmek, her mü’mine farzdır. Bunu O’nun adı her anıldığında yapmak ise kuvvetli bir sünnettir. İmam-ı Şafiî ve Ahmed ibn Hanbel’e göre, namazlarda ikinci oturuşta Tahiyyat’tan sonra O’na ve Ehl-i Beyt’ine salât ü selâm okumak, namazın onsuz tamam olmayacağı şartlarındandır. Bu, Hanefî ve Malikî mezheblerinde ise sünnettir. Allah Rasûlü aleyhiss
52. Lokman ve Secde Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Yaratıcı olmak demek, yarattığının yegâne sahibi ve onu idarede yegâne otorite, dolayısıyla onun ibadetine hakkı olan yegâne merci demektir. Tek bir Yaratıcı olduğuna göre, O Yaratıcı’nın yarattığını idarede ortaklığa ve onun üzerindeki hakimiyetini paylaşmaya herhangi bir ihtiyacı olmayacaktır. Dolayısıyla bu tek gerçek bile, Allah’a Ulûhiyetinde, yegâne Ma’bud oluşunda, Rubûbiyetinde ve kâinat ü
51. Rum Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Temelde sahip olduğumuz her şey Allah’a aittir; bizim diye sahiplendiğimiz her şey, Allah’ın ya doğrudan ikramıdır veya bize verdiği güç, bilgi ve kabiliyeti bize kullandırma imkânı tanımasının neticesinde gelen ikramıdır. Yetiştirdiğimiz ve bizim dediğimiz, meselâ bir elmada bile bizim katkımız yok denecek kadar azdır. Çünkü bir elmanın olması için hava, su, toprak, güneş, elma çekirdeği ve o çek
50. Ankebut Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İşte, her insan, Cenab–ı Allah’ın fevkalâde değerli bir sanat eseridir. O’nun Sanatkârı Allah’tır. Malzemesi su, toprak, hava da olsa, taşıdığı sanat ve sanatkârı sebebiyle o, kâinattan bile kıymetlidir. Onu nakış nakış dokuyan Cenab–ı Allah’ın isimleridir; ona varlık kazandıran bu isimlerin tecellileridir. Ne var ki, insandaki bu kıymeti ortaya çıkaran, onun görülüp anlaşılmasına sebep olan ise i
49. Kasas Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Bu sûre indiğinde Mekke’de Müslümanlar ağır işkenceler altında idi. Âyet, çok erken bir dönemde Allah Rasûlü aleyhissalâtü vesselâm’ın ve beraberindeki Müslümanların Mekke’yi terke mecbur bırakılacaklarını, fakat oraya muzaffer olarak tekrar döneceklerini ve bu süre içinde Kur’ân’ın hayatlarının bütününe hayat olacağını müjdelemektedir.
48. Neml Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Gaybın mutlak bilgisi sadece Allah katındadır. Peygamberler gibi, onun hakkında kısmî bilgiye sahip olanlar, ancak Allah’ın bildirmesiyle ona sahip olabilirler. Bu nokta, özellikle Cenab-ı Allah’ın varlığı, birliği ve varlıklar üzerindeki mutlak hakimiyeti açısından çok önemlidir. Yaratılmış varlıklar íçinde en zengin donanıma ve öğrenme kapasitesine sahip olan insan bile, bırakın gaybı, duyuların
47. Şuara Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
kısaca denebilir ki, bu sûre bir bakıma güvenilirlik etrafında dönmektedir.
46. Furkan Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Harcama, ya aslî bir ihtiyacı karşılamak için veya Din’in yasaklamadığı meşrû bir güzellik ihtiyacını gidermek için olmalıdır. Hayatı sürdürecek kadar yemek aslî bir ihtiyacı, şişmanlığa sebep olmaması kaydıyla doymak meşrû iştahı veya ihtiyacı, canın çektiği güzel yemekler yemek ise, bir güzellik ihtiyacını gidermektir. Aslî ihtiyaç için harcamak vacip, iştah veya meşrû ihtiyaç için harcamak müba
45. Nur Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Müslümanlar veya içlerinden ilgili ve yetkili bazıları, her ne zaman toplumu alâkadar gelen bir konuyu görüşmeye çağrılırlarsa mutlaka icabet etmeli ve yöneticinin izni olmadan toplantıyı terk etmemelidirler. Geçerli bir sebeple ayrılmak istediklerinde izin almalı ve izin verilirse ayrılmalıdırlar. Yönetici, izin sebebini kendisi değerlendirir ve izin verip vermeme konusunda da kendi tercihine gör
44. Mü'minûn Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Peygamberler dışında hemen herkes, kabrin sıkmasına ve kabirde az da olsa çok da olsa bir azaba maruz kalır; bu, bazıları için kabir sorgusunun bir sıkıntısı olarak geçer gider; bazıları için ise, durumuna göre belli şiddette devam eder. Mü’minler içinde kabir azap veya sıkıntısı, Cennet’e giden yolda bir arınma fonksiyonu görür. Mü’minin durumuna göre bu arınma, Mahşer’de, Terazi’de, amel defterl
43. Hac Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kur’ân’da akıl bir melekenin adı olarak değil, “akletme” şeklinde kalbin bir ameli ve fonksiyonu olarak geçer. Kalb, sebeple netice, müessirle eser arasındaki münasebet üzerinde düşünür; eserden müessire, müessirden esere, iki eserin birinden diğerine, aynı şekilden sebepten sonuca, sonuçtan sebebe, iki sonucun birinden diğerine yürüyerek (tümevarım, tümdengelim, kıyas) bir hükme varır. Ayrıca, in
42. Enbiya Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Zebur, Hz. Davud’a inen kitaptır. Hz. Davud (a.s.), peygamberler içinde halife peygamber olarak O’nunla yeryüzüne salih kulların mirasçı olması arasında bir münasebet elbette vardır. Meşhur Osmanlı şeyhülislâmı İbn-i Kemal, bu âyetten çıkardığı tam on tane delille, Yavuz Sultan Selim’e Mısır’ı fethedeceğini söylemiş ve fetih için teşvikte bulunmuştur. İsrail Oğulları’nda halife peygamber olarak Hz
41. Taha Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hak Din’in temsilcisi ve bilhassa tebliğcilerine peygamberlerin mucizelerinden ve galibiyetlerinden çıkan önemli bir ders vardır. Her peygambere mucize, o peygamberin döneminde hangi ilim revaçta ve gelişmiş ise onun cinsinden verilmiş ve peygamber, o mucize ile o ilmi aşmıştır. Dolayısıyla Müslümanlar, aşkın ve kamu vicdanında kabul görecek hususiyetlerin, faziletlerin yanısıra, kendi dönemlerind
40. Meryem Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Bütün peygamberler aynı inanç, ibadet, yaşayış ve ahlâk esaslarıyla gelmiş ve gelişen zamanla birlikte değişen şartların getirdiği yeni hükümler, hep bu esaslar üzerine bina edilmiştir. Peygamberlerin mesajları arasındaki farklılıklar da, işte sadece bu değişen hükümlerdedir. Hz. İsa da (a.s.), önce Allah’ın varlık ve birliğini, sonra kendisinin O’nun kulu ve rasûlü olduğunu tebliğ etmiş, ibadet a
39. Kehf Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kıyamet’e kadar geçerli olan Kur’ân, dört esas veya hedefi takip eder: 1) Allah’ın varlığını ve birliğini, 2) Peygamberliği, 3) Haşir ve Âhiret’i zihinlerde ve kalblerde tesbit, 4) İbadet ve Adalet. O, bu maksatlar etrafında döner ve her seviyeden insana hitapta bulunur. İnsanların çoğu avam olduğu ve gözüne, kulağına, kısaca beş duyusuna dayandığı için, Kur’ân onların duyularıyla idraklerine de s
38. İsra Suresi 40.-111. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Peygamber Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, Medine’de insanların inanması adına olmaktan çok, daha başka sebep ve vesilelerle pek çok mucize göstermişse de (bkn. Mektubat, “19. Mektup”), Mekke’de ayın yarılması gibi, bazılarına gösterilen bir-iki mucize dışında fazla mucize göstermemiştir. Bunun birinci sebebi, Kur’ân-ı Kerim’in O’nun en büyük mucizesi olması, diğer sebebi de, Cenab-ı Allah’ın Mek
37. İsra Suresi 1.-39. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah, kulları temel rızıkla yetinsin ve çalışmasınlar diye emretmez. Aksine, insan için ancak emeğinin karşılığı vardır (Necm Sûresi/53: 39) buyurarak, kullarını helâlinden kazanmaya ve hem kendileri, hem sorumlulukları altındaki kimseler için, ayrıca İslâm yolunda harcamaya ve başkalarına yardım etmeye çağırır. O, insanı yeryüzünün halifesi olarak onu imar etsin, Allah’ın orada yarattığı rızıkla
36. Nahl Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Bir hayvanın, denebilir ki daha doğar doğmaz ortaya koyduğu davranışlar, onun hayatı için gerekli bütün bilgileri almış ve bütün melekeleri gelişmiş olarak dünyaya geldiği intibaını verir. O, türüne göre, birkaç saat, birkaç gün veya birkaç ay içinde artık hayatını tam olarak sürdürebilecek kapasiteye bütünüyle ulaşır. Meselâ, bir serçe veya bir arı, bir aydan daha az bir zaman içinde çevresine ta
35. Hicr Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Işıktan daha lâtif ışıkla (nur) başlayıp toprakla sona eren yaratılış merhalelerinin her safhasında Allah (c.c.), o safhaya uygun canlılar var etmiş ve bu canlıların bazılarına şuur da vermiştir. Dolayısıyla, kâinatın her alanında, o alana münasip canlı türleri mutlaka vardır. Ayrıca, nasıl Allah ışık, esir, hava, ateş, su ve topraktan canlılar yaratmaktadır, aynı şekilde O, insanın sarfettiği her
34. İbrahim Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hz. İbrahim (a.s.), kendisini namazı hakkıyla kılan bir kul yapması için Allah’a dua ederken, bu duaya soyunu da katmakta, fakat tamamını katmamaktadır. Burada, yukarıda 10’uncu dipnotta referans verildiği gibi, Bakara Sûresi 124’üncü âyete telmih vardır. O biliyordu ki, soyunun tamamı namazı hakkıyla yerine getiremeyecek ve onların içinden zalimler de çıkacak. Bu da gösterir ki, en büyük beş peyg
33. Ra’d Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İslâm her şeyden önce kâinatın dinidir, çünkü İslâm, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a secde ve teslimiyetin adıdır. Güneş, ay, yeryüzü, kısaca insan vücudu dahil bütün varlıklar, Allah’a itaat içinde olduğundan Müslümandır. İnanmayanlar ve ateistler bile bu manâda Müslümandırlar; çünkü onların vücutları ve biyolojik-fizikî hayatları da Allah’ın çizdiği çerçeve içinde O’nun koyduğu kanunlara tâbidir. D
32. Yusuf Suresi 58. - 111. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Bütün o rasûllerin kıssalarında gerçek akıl ve idrak sahipleri için üzerinde durulup düşünülmesi gereken bir ibret vardır. Bilin ki Kur’ân, uydurulmuş bir söz değildir. O, kendinden önce gönderilmiş bulunan (İlâhî) kitapları (aslî halleri, halâ ihtiva ettikleri gerçekler ve İlâhî kaynakları itibariyle) tasdik eder (ve esasen onlar da Kur’ân’a delildir). Ayrıca o, açıklanması gereken her şeyi açıkl
31. Yusuf Suresi 1. - 57. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kur’ân-ı Kerim’in Arapça inmesinin önemli bir sebebi, diller içinde Arapça ölçüsünde Kur’ân’ın manâ ve muhtevasını ifade edebilecek bir başka dilin olmamasıdır. Biraz dil, yani dil bilim bilen her insan, bu gerçeği rahatlıkla görebilir. Peygamber Efendimiz’in Arapların içinden çıkmış olması ve dolayısıyla İslâm’ın ilk muhataplarının Araplar olması da, Kur’ân’ın Arapça indirilmiş olmasında önemli b
30. Hud Suresi 50. - 123. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah, mutlak âdil, adaletin de ötesinde rahmeti her şeyi kuşatmış bir Rabb olarak kullarına karşı asla haksızlıkta bulunmaz. Haksızlıkta bulunmak şöyle dursun, onların daima iyiliğini ister. Bu bakımdan insana düşen, kendisine bahşedilen iradeyi doğru istikamette kullanmaktır. Doğruluk, tevazu, hayâ, diğergâmlık (başkalarını düşünüp kendine tercih etme), cömertlik, ön yargılı olmama ve yalan, ald
29. Hud Suresi 1. - 49. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kur’ân, bir bakıma geçmiş milletlerin tarihleri ve gelecek hadiselerin de haberleriyle doludur. Onun gelecekten haberleri, yerinde anlatılacağı üzere, bazen açık bazen de kapalıdır ve ima, işaret, telmih gibi yollarla ifade edilir. Onun gerek geçmişle, gerekse gelecekle ilgili verdiği haberlerden herhangi birini, bu haberlerin bir kelimesini bile yalanlamak mümkün değildir, olmamıştır ve olmayacak
28. Yunus Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Eğer Allah sana bir sıkıntı, bir zarar dokundurursa, onu yine Allah’tan başka giderecek yoktur; eğer sana bir hayır dilerse, bu takdirde O’nun lütf u keremini engelleyecek de yoktur. O, lütf u keremini kullarından dilediğine eriştirir. O, Ğafûr (kullarının hatalarını ve günahlarını çok bağışlayan)dır; Rahîm (bilhassa tevbe ile Kendisine yönelen kullarına karşı hususî rahmet ve merhameti pek bol ol
27. Tevbe Suresi 38. - 129. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
128. Size kendi aranızdan, (bizzat içinizde doğup büyümüş) bir Rasûl geldi: (bırakın azaba düçar ve müstahak olmanızı, ) bir sıkıntıya bile uğramanız O’nun yüreğine oturur; size çok düşkün olup üzerinizde titrer; mü’minlere karşı son derece şefkatli ve son derece merhametlidir.129. (Ey Rasûlüm! Sen böyle onların üzerine titrerken) onlar halâ senden ve yolundan yüz çevirecek olurlarsa de ki: “Bana
26. Tevbe Suresi 1. - 37. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kendilerini İslâm’a nisbet eden, dolayısıyla Müslüman olarak anılmakla birlikte İslâm’ı gerçek manâda hayatlarına hayat yapamayan insanlar, bazen küfür dünyası karşısında mağlûp duruma düşebilirler. Fakat bu, asla İslâm’ın mağlûbiyeti değildir. İslâm, din olarak her zaman bütün dinlerin üzerinde bir mevkie sahiptir. Bu, ilk günden itibaren böyle olduğu gibi, bugün de böyledir ve gelecekte de böyle
25. A'râf Suresi 179 - 206 Ayetler ve Enfâl Suresi - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Güçlü bulunma, bütün mü’minlerin üzerine borçtur. Aslında İslâm, modern devletin hemen bütün fonksiyonlarını, duruma göre kifaî farz, vacip veya sünnet olarak mü’minlerin tamamına yükler ve Kur’ân-ı Kerim’de açıkça görüldüğü üzere Cenab-ı Allah, bu tür fonksiyon ve görevleri ifade buyururken genellikle “Ey iman edenler!” diye hitapta bulunur. Mü’minler, yapılacak işlere göre iş bölümüne gider ve z
24. A'râf Suresi 103. - 178. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah, bir kimse veya topluluk yoldan çıksın diye onları imtihan etmez. Cenab-ı Allah (c.c.), kâinatın işleyişi ve hayat için belli kanunlar koymuştur. Din de, bizim ferdî ve içtimaî hayatımızı düzenlememiz maksadıyla Cenab-ı Allah’ın, rasûlleri vasıtasıyla gönderdiği bir diğer kanunlar bütünüdür. Bunlar, bizim hem bütün diğer varlıklarla olan münasebetimizi ve onlara karşı vazifelerimizi, hem de
23. A'râf Suresi 35. - 102. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Mü’minlerin başına gelen büyük–küçük her musibet, birtakım günahlarının affedilmesine sebep olur. Allah, bazı kullarının günahlarını ölüm hastalığında, bazılarınınkini kabirde, bazılarınınkini Mahşer’de, bazılarınınkini ise Terazi’de ve defterlerin verilme ânında temizler. Bütün bunlardan sonra, günahlarının tamamı silinmemiş ve henüz Cennet’e girmeyi hak etmemiş daha bazıları kalır ki, bunlar da,
22. En’âm Suresi 131-165, A'râf Suresi 1- 34 Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Gerçekten de yeryüzüne ve yeryüzünden kâinata baktığımızda insanın ne büyük nimetlerle donatılmış olduğu anlaşılır. Yeryüzü, insan için hazırlanmış ve insana yeryüzünde yaşayabileceği bir donanım verilmiş; ayrıca o, sadece yeme içme–evlenme değil, bütün duyularını ve duygularını doyuracak şekilde donatılmıştır. O kadar ki, sadece yeryüzü değil, güneş, ay, yıldızlarıyla bütün gökyüzü de, sanki göky
21. En’âm Suresi 56. - 130. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kur’ân-ı Kerim’de yer yer Allah’ın hükümlerine uymanın önemle vurgulandığı âyetlerin ardından yenilmesi helâl ve haram yiyeceklere atıfta bulunulmakta ve bu konuda gösterilmesi gereken hassasiyete dikkat çekilmektedir. İnsanların, nefislerine en çok mağlûp olduğu ve dikkatsiz davranabilecekleri sahalardan biri yeme-içmedir. Bunun yanısıra, tarih boyu pek çok millet, yeme-içme konusunda din adına k
20. Mâide Sûresi 101-120 ve En’âm Suresi 1- 55 Ayetler - Allah Kelâmı Kurânı Kerim'in Açıklamalı Meali
Dünyanın üç yüzü vardır: Birinci yüzü, Allah’ın isimlerine bakar. Dünyadaki her şey, her hadise, Allah’ın isimlerinin tecellilerinin neticesi olmakla, sıfatları ve isimleriyle Allah’a delildir, işarettir. Âhiret’e bakan ikinci yüzüyle dünya, Âhiret’in tarlasıdır; Cennet ve Cehennem, bu dünya tarlasına ekilen iman veya küfür ve amel tohumlarının boy vermiş şekli olarak karşımıza çıkacaktır. Dünya,
19. Mâide Sûresi 27. - 100. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İnsanlar arasında iki türlü ihtilâf vardır. Bunlardan birisi yaratılıştan gelen, zekâ fonksiyonlarındaki, güç kuvvet, arzu, karakter, gaye gibi hususlardaki fıtrî ihtilâflardır ki, bunlar hem farklı mesleklerin kaynağıdır, hem de müsbet terakkinin ve hayırlarda yarışmanın sebebidir. Bir de, nefsaniyetten ve menfaat paylaşımı veya çatışmasından kaynaklanan ihtilâflar vardır ki, bunlar da maddî tera
18. Nisa Sûresi 153-176 ve Mâide Sûresi 1- 26 Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Bir insanın gerçek insanlığı iki önemli haslette yatar ve denebilir ki bu iki haslet, ona hidayetin bahşedilmesine de vesiledir. Bunlardan biri, insanın aczini, kusurunu ve hatalarını kabul edip sürekli istiğfar hali içinde bulunması; diğeri ise, kendisine yapılan en küçük bir iyiliği bile takdir edip teşekkürle mukabele etmesidir. Nankörlük, kibir, enaniyet ve zulüm, bunların zıddı olup, küfre de
17. Nisa Sûresi 71.- 152. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İman, basit bir kabulden ibaret değildir. Nasıl tam yetişmiş ve meyvesini vermiş bir (hurma) ağacında çekirdeğinden meyveleri olan hurmalara kadar; aynı şekilde, güneşte yeryüzündeki her varlıkta yansıyan ısı ve ışık tecellilerinden kendisine kadar sayısız denebilecek mertebeler ve dereceler varsa, aynen bunun gibi imanın da, akılda basit ve icmalî bir kabul, kalbde basit ve icmalî bir tasdikten,
16. Nisa Sûresi 15.- 70. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Her şeyden önce bilinmelidir ki, Kur’ân nasıl teşrî kaynağı ise, Allah’tan aldığı yetki ile Rasûlüllah da teşrî kaynağıdır. Ayrıca, O’nun yolu, Kur’ân’ı tatbik şekli de, mü’minler için uyulması gereken yegâne ölçüdür. Âyetler Sünnet’in çok yönlü önemini ortaya koyduğu gibi, Kur’ân’ın ve Sünnet’in dışında temel bir hüküm kaynağı aranmaması ve bu ikisinin hükümlerine mutlak itaat edilip bağlanılması
15. Âl-i İmrân Sûresi 164.-200. ve Nisa Sûresi 1.- 14. Ayetler Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Bütün bunlar, Allah’ın çizmiş olduğu sınırlardır. Kim, Allah’a ve Rasûlü’ne itaat eder (ve bu sınırlar içinde kalırsa), Allah onu içlerinde sonsuzca kalmak üzere, (ağaçlarının arasından ve köşklerinin) altından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte budur çok büyük kazanç, çok büyük başarı. Buna karşılık, kim de Allah’a ve Rasûlü’ne isyan eder ve O’nun (koymuş olduğu) sınırları aşarsa, Allah da onu,
14. Âl-i İmrân Sûresi 81.-163. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Allah’a iman ve teslimiyetin sağlanması (Tevhid), iyilik ve güzellikleri yayıp yerleştirme ve kötülüklerin önüne geçme, adalet, kanun hakimiyeti, günah ve isyana yönelik olmaması kaydıyla itaat, iyilik ve hayır adına düşünce ve düşünceyi ifade hürriyetinin yanısıra bilhassa istişare, İslâmî bir idarenin olmazsa olmaz şartıdır. Uhud’un ikinci safhasında geçici olarak uğranılan mağlûbiyetin görünür
13. Âl-i İmrân Sûresi 14.-80. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Kur’ân-ı Kerim’de, başka bazı âyetlerde de Allah’ın hile ve tuzağından söz edilir. Bu âyetler, bir açıdan bir mukabele ifade ettiği gibi, bundan daha da öte, mü’minlere karşı girişilen hilelerin, kurulan her tuzağın esasen Allah’ın onu kuranlara karşı kurduğu bir ‘tuzak’ olduğunu beyan içindir. Yoksa bunu sadece Allah’ın hile ve tuzaklara mukabelesi olarak anlamak, Cenab-ı Allah’ı tepkici bir konu
12. Bakara Sûresi 254.-286. ve Âl-i İmrân Sûresi 1.-13. Ayetler - Allah Kelâmının Açıklamalı Meali
Kur’ân’ın Tevrat olarak anıp tasdik buyurduğu kitap, bir kısım âyetleri Kitab-ı Mukaddes’te de yer alan ve Hz. Musa’ya vahyedilmiş bulunan kitaptır. Kitab-ı Mukaddes’te yer alan bu Tevrat âyetleri Kur’ân-ı Kerim’le karşılaştırıldığında, arada temel öğretilerde hiçbir farklılığın olmadığı görülür. Farklılıklar, sadece ikinci derecede hukuki meselelerde veya ahkâmdadır. Bugün bile, dikkatli bir okuy
11. Bakara Sûresi 211.-253. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Hz. Muhammed aleyhissalâtü vesselâm, her iki cihad şeklini en mükemmel şekilde temsil eden insandır. O, mesajını tebliğ ederken insanların en cesuru olmasına mukabil, Allah’a kullukta da insanların en deriniydi. İbadetlerinde Allah aşk ve saygısıyla kendinden geçer ve O’nu böyle görenler, âdeta O’na karşı şefkat duyarlardı. Sahih- i Buharî’de geçtiği üzere, gece ibadetinde bir defasında ayaklarını
10. Bakara Sûresi 164.-210. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
İslâm, ibadet vakitlerinin belirlenmesinde, her zaman, her yerde ve her seviyede insanın görebileceği işaretleri esas almıştır. Bu bakımdan, bilimsel ve teknik gelişmelere ve hesaplamalara, onlardan istifade edilse bile, mutlaka gerek duyulmaz. Bazıları, bu şekilde kutuplarda namaz vakitlerinin tesbit edilemeyeceği itirazında bulunmaktadırlar. Böyle bir itiraz, eksik coğrafya bilgisinden kaynaklan
9. Bakara Sûresi 116.-163. Ayetler - Allah Kelâmı Kurân-ı Kerim'in Açıklamalı Meali
Esbâb- ı nüzûl, Kur’ân’ı anlama ve âyetler arasında ki münasebetleri kavramada çok önemlidir. Fakat bazı zihinlerde Kur’ân’ı iniş zamanına ve âyetlerin iniş sebeplerine hasretme gibi bir temayüle yol açabilmektedir. Oysa tarih, misliyle tekerrürler süreci olduğundan, esbâb-ı nüzul, benzeri durumda, şartlarda ve benzeri kişilere karşı davranış tarzıyla, ilgili hükümleri anlamamız ve uygulamamız açı











