
Kitap Yorumları
Zamanı sınırlı olup çok kitap okuması gerekenler için kitapların ana fikirlerini yorumlayan bir podcast serisi. Kitapların konusu ilginizi çekerse satın alıp okuyabilirsiniz.
Bölümler

Murat Bardakçı Şahbaba
Murat Bardakçı'nın titiz bir araştırmayla topladığı ve bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış belgelere dayanarak kaleme aldığı "Şahbaba" sadece Sultan Vahideddin'in değil, ailesinin ve yakın çevresinin de hikayesi...

Halide Edip Türk ün Ateşle İmtihanı
Halide Edib Adıvar, çocukluk günlerinden 1918’e kadarki anılarını Mor Salkımlı Ev başlığıyla kaleme almıştı. Türk’ün Ateşle İmtihanı, bundan sonrasını, 1918’den 1923 sonlarına kadar olan dönemi anlatıyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında yaşananlar, yazarın gözlemleri canlı ve etkileyici bir anlatımla okura sunuluyor. Türk’ün Ateşle İmtihanı, Halide Onbaşı’nın, o günleri yaşayan bir aydının içten

İskender Pala Soygun
1826 sonbaharının puslu günleri… Zindanda bir müderris, arastada bir mücellit, Kapalıçarşı’da bir elmastıraş. Sarayın en değerli mücevherini çalmaları gerekiyor. Bir cündîye ihtiyaçları var, bir de hırsıza…Peki ya hırsız âşık ise?!.. Nefesler kesen bir macera; İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…

Savaş Sanatı Sun Tzu
Taktik ve strateji alanında temel bir eser... Savaş Sanatı, M.Ö. 5. yüzyılda Çin’de yazılmış bir askeri strateji kitabıdır. Çin’de eski dönemlerden beri kullanılan savaş taktikleri üzerine general Sun Tzu’nun yaptığı sohbetleri bir araya getiren kitap, savaşla ilgili farklı konuları ele alan 13 bölümden oluşmaktadır. Devlet yönetimi ile Taoculuğu kaynaştıran, genel olarak askeri strateji ve savaş

Corey Keyes Bitik
Ne Mutsuzsun Ne Mutlu… Peki O Zaman Nesin? Sabah uyanıyorsun. Gün başlıyor. Yapman gerekenleri yapıyorsun. Çalışıyor, konuşuyor, gülüyor, hatta bazen eğleniyorsun. Ama bir şey eksik. Ne olduğunu tam olarak söyleyemediğin bir boşluk, bir ağırlık, bir isteksizlik… Hayatın içindesin ama sanki tam olarak orada değilsin. İşte bu his, modern dünyanın en yaygın ama en az konuşulan ruh hali: bitiklik.

George Orwell 1984
“Yalnızca politik bir roman değil, teşkilat insanının zihnindeki derin yabancılaşmaya tanı koyan bir kitap.” -Erich FrommGeorge Orwell’in hayattayken yayımladığı son kitap olan 1984, distopik roman türünün klasik bir örneği. Bireyin kişiliğine ve özgürlüğüne tarihi, siyasi, sosyal ya da ahlaki bağlamda bir tehdit oluşturan totaliter sisteme ve iktidar baskısına karşı uyarı niteliğinde yazılmış ola

Büyü Cadılık ve Okültizm Tarihi Suzannah Limpscob
Büyü binlerce yıldır ilgimizi çekmiştir…Tarih öncesi çağlardan beri insanlar, evrenin harikalarını açıklamak için başka âlemlere bakmış ve maddi dünyayı etkilemek için maddi olmayan güçleri kullanabileceklerine inanmışlardır. Bu büyüleyici kitap, tarih boyunca büyülü ve mistik bir tura çıkıyor: Simya, kehanet, paganizm, Şamanizm, büyücülük ve daha fazlasına uğrayarak günümüzün wicca, tarot ve 21.

Ahmet Ümit Kayıp Tanrılar Ülkesi
Kayıp Tanrılar Ülkesi, Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Ahmet Umit Kavim
Titiz bir araştırmanın ardından ustalıkla yazılmış, heyecan yüklü bir roman. Ahmet Ümit bu romanında bugünün Türkiye'sini daha iyi anlamak için hem Anadolu’nun geçmişine hem de yakın tarihimize bakmaya çağırıyor okurunu. Bu toprakların kültür mozayiğini Süryaniler, Nusayriler, Rumlar, Türkler, Kürtler üzerinden yeniden hatırlatıyor, devletin derinliklerinde kurulmuş hatalı mekanizmalar yüzünde

Ahmet Umit Bab-ı-Esrar
Bab-ı Esrar’da Ahmet Ümit’ten beklenen alışılagelmiş polisiye yazım etkisini yitirmiyorsa da bilinçli bir kararla bir adım geriye çekiliyor ve roman sırlarla dolu mistik bir dünyaya açılıyor. Din ile aşk, inanç ile sevda arasındaki ilişkiyi bambaşka bir açıdan gözlerimizin önüne seren Bab-ı Esrar Ahmet Ümit eserlerinin içinde farklı bir noktada duran parlak, derin bir roman.

Ahmet Umit Agathanın Anahtarı
Agatha Christie'nin Pera Palas günleri... Ünlü yazarın İstanbul tutkusu. Aşkın çılgınlaştırdığı evli bir adam. Kıskançlıklar, bencillikler ve kusursuz bir cinayet. Christie'den Başkomser Nevzat'a gizemli cinayet vakaları. Cinayetlerin ardındaki çarpıcı insan öyküleri. Sürükleyici, gizemli, tuhaf serüvenler. Defalarca televizyon dizilerine çekilmiş Başkomser Nevzat'ın benzersiz poli

Ahmet Arslan İbni Haldun
Sosyolojinin kurucusu olarak tanınan İbni Haldun'un eserlerine baktığımızda beşeri bilimlerin her alanına nüfuz etmiş çok yönlü bir düşünür karşımıza çıkar. Başyapıtı Mukaddime’de devletlerin kuruluşu ve dönüşümü üzerine geliştirdiği fikirleriyle İbni Haldun, devlete dair görüşleri derinden etkileyen vazgeçilmez bir düşünür olma özelliğini hâlâ sürdürmektedir. İbni Haldun toplum, siyaset ve ta

Ahmet Altan O Yıl
Ahmet Altan, O Yıl ’da, imparatorluğun her köşesinde ayrı bir ateşin yandığı günleri, çatışan fikirler, söylenemeyen cümleler, tutulamayan sözler üzerinden anlatıyor. Bir yanda iki kardeşin farklı uçlara savrulma hikâyesi, diğer yanda Türk subayı Ragıp ile sürgüne yollanan Ermeni hemşire Efronya’nın emirler, yollar, tren vagonları tarafından engellenen aşkı… “Ölüleriyle konuşan” Osman’a, anlatılan

Federal Reserve Sistemi David Icke
Kitap Federal Rezerv'in (Fed) Amerika Birleşik Devletleri üzerindeki etkisini ve bu kurumun arkasındaki gizli oluşumu eleştirel bir perspektifle incelemektedir.

Erdal Öz Gülünün Solduğu Akşam
THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) adlı dev¬rimci örgütün önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan ve arkadaşlarıyla Ankara Mamak Askeri Cezaevi’nde karşılaştım. Deniz Gezmiş’in isteği üzerine, onlarla tek tek konuşacak, gerekli birikimi sağlayacak, sonra oturup onların romanını yazmaya çalışacaktım. Heyecan verici, müthiş onurlu bir çalışma başlıyordu benim için. Kimi gizli, kimi a

Oğuz Atay Tutunamayanlar
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar’ı Berna Moran, “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmı

Robin Sharma Ferrari'sini Satan Bilge
Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında çökmüş haldeydi. O; büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin dava avukatıydı.Onu 17 yıldır tanıyordum.Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu. Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti: Yıldızlara varan mesleki şöhret, milyonlarca dolarlık banka hesapları, en pa

Sessiz Güç Susan Cain
Kişiliğin en önemli boyutu içe dönük/dışa dönük olma ayrımıdır. İnsanların en azından üçte biri içe dönük tarafta yer alır. Dünyanın en yetenekli insanlarından bazıları da içe dönük. Onlar olmasaydı Apple olmayabilirdi, görelilik kuramı ve Van Gogh'un ayçiçekleri de öyle. Ancak dışa dönükler kurulu düzen üzerinde bir şekilde hakimiyet kurmuş durumda. Çekingenlik, duyarlılık, ciddiyet sıklıkla

Ron Aharoni Matematik Şiir ve Güzellik
Ron Aharoni’nin bu eseri, matematik ve şiir arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri estetik bir bakış açısıyla ele almaktadır. Her iki disiplinin de karmaşık bir dünyada gizli düzenleri ve örüntüleri keşfetme çabasını ortak bir "sihir" olarak tanımlar. Yazar, Freud'un yer değiştirme kavramından yola çıkarak, dikkatin başka yöne çekilmesiyle ulaşılan sonucun hem sanatta hem de bilimde güze

Osmanlı Kadınları Marcelle Tinayre
Tinayre, II. Abdülhamid’in baskısından kaçarak Paris’e giden ve sürgün günlerinden sonra yurda dönen Jöntürkler’in yakın arkadaşıdır. Jöntürk dostlarını görmek üzere İstanbul’a gelir, ancak bu gezi, 31 Mart olaylarının olduğu döneme rastlar. Gemiyle Marsilya’dan İstanbul’a gelen yazar, Nisan-Haziran 1909 tarihleri arasındaki gezisi sırasında İstanbul dışında, sakin taşra ve askeri yerleşim yeri ol

Ugur Mumcu Tarikat Siyaset Ticaret
'Türkiye, bir İslamcı devlet değildir; laiktir, laik kalmalıdır. Ve laik kalacaktır. Amerikancı bütün etkilere karşın Türkiye, kendi bağımsız siyasetini kendisi çizecek ve bu siyaseti yine kendisi uygulayacaktır. Müslümanlığı, bir antikomünist ideoloji olarak Türkiye'nin komşularına karşı kullanmak, hem İslam dinine saygısızlıktır hem de Türkiye Cumhuriyeti'ni sonu gelmez bir serüvene

Ugur Mumcu Rabıta
Kitap, Uğur Mumcu'nun araştırmacı gazetecilik açısından büyük başarısının kanıtıdır. Yurtdışındaki din görevlilerine Suudi paralarının akıtıldığını belgelerle ortaya koyan kitap, 'İslami Devlet Kurulacak Elbet, Avrupa Milli Görüş Teşkilatları, Süleymancılar, Rabıta, Olaylar Nasıl Yansıdı? Haberler-Yorumlar, Belgeler' ana başlıkları altında konuyu bilimsel diyebileceğimiz bir özenle ele

Ugur Mumcu Gazi Pasa ya Suikast
"Atatürk dönemi ile 2'nci Dünya Savaşı yıllarının da gereğince incelenebilmesi, cumhurbaşkanlığı arşivi ile dışişleri bakanlığı gizli dosyalarının çift aylı, kırmızı damgalı yasaklardan kurtarılıp araştırmacılara açılmasına bağlıdır. Amerikan, İngiliz, Alman ve Fransız belgeleri üzerindeki yasaklar çoktan kalktı; bizde, yasak olmayan yazışma ve tutanakları incelemek bile olanaksızdır. Yak

Hatıralar Cemil Filmer
Cemil Filmer 1895'de İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Abdülhamid'in Süvari Muhafız alay Komutanı Ahmet Şükrü Beydir. Askeri mekteplerde okuyan Cemil Filmer, I. Dünya Harbi'ne katıldı. Filistin Cephesinde döğüştü. Daha sonra Ordu Filim Merkezinde görev aldı, ilk Türk filmlerinin çekimlerinde bulundu. Böylece sinemacılık hayatına atılan Filmer; önce İzmir, daha sonra İstanbul'da,

Şerif Mardin Din ve İdeoloji
Şerif Mardin bu çalışmasında Türk toplumunda dinin rolünü farklı araştırma ve analiz yöntemleriyle inceliyor. İslam dininin Türkiye'deki tarihi gelişimini ve sosyal yapıya etkilerini ele alıyor. Dinin, halkın dünya görüşünü belirleme süreçleri ve kurumlaşmasının yanısıra, siyasi ve iktisadi davranış biçimlerini de konu ediyor.

Zülfü Livaneli Serenad
II. Dünya Savaşı sırasında batırılan bir mülteci gemisinin hikâyesine dayanan bu etkileyici romanda, Almanyadoğumlu yaşlı bir profesör, sevgili karısını en son gördüğü yeri ziyaret etmek için Amerika’dan İstanbul’a gelir.Maya Duran, İstanbul Üniversitesi’ndeki zorlu işi ile genç bir oğul yetiştirmenin zorluklarını dengelemeyeçalışan bekar bir annedir. Maya, üniversitenin daveti üzerine gelen Prof.

Hasta Toplumlar Robert Edgerton
Robert B. Edgerton’un Hasta Toplumlar adlı eseri, antropolojide kökleşmiş olan kültürel görecilik ve her geleneğin adaptif (uyumlu) olduğu inancına karşı güçlü bir meydan okuma sunmaktadır. Yazar, geleneksel veya ilkel toplumların modern dünyadan daha huzurlu ve kusursuz olduğu yönündeki romantik efsaneleri bilimsel kanıtlarla çürütmektedir. Metne göre birçok toplum, üyelerinin sağlığını, refahını

Yakup Kadri Sodom ve Gomora
Roman Mütareke dönemi İstanbulu’ndaki ahlaki çöküşü ve işgalin yarattığı toplumsal tahribatı ele almaktadır. Eser, İngiliz subayı Captain Gerald Jackson Read ile Türk kızı Leylâ arasındaki yozlaşmış ilişkiyi ve bu durumun Leylâ’nın nişanlısı Necdet üzerindeki yıkıcı etkilerini betimlemektedir. Necdet, bir yandan derin bir milliyetçi öfke duyarken diğer yandan Leylâ’ya olan hastalıklı tutkusu nede

Zülfü Livaneli Son Ada
Son Ada… Martılar, yasemin kokuları, çam ormanları, renk renk balıklar ve mutlu insanlarla dolu anakaraya uzak bir sığınak. En iyi korunan sır, yeryüzünün gizli cenneti. Bu son insani köşe, son sığınak nasıl kaybedildi? Geri kazanmak mümkün mü?Ünlü edebiyatçı Zülfü Livaneli’nin en politik romanı olan Son Ada, ismini bilmediğimiz bir adada yine ismini bilmediğimiz insanların ve bir diktatörün eksen

Zülfü Livaneli Mutluluk
Livaneli, Mutluluk romanında da gelenek ve modernliğin çelişkisi içinde, her biri kendi mucizesini bekleyen, Meryem’in, Cemal’in ve İrfan’ın yollarını kesiştirirken; bastırılmışlık, töre, mutluluk, mutsuzluk, korku, tabular, şehvet ve bunalan burjuvazinin gölgesinde toplum yapısının tüm katmanlarını bu arayış ve keşfediş hikâyesiyle gözler önüne seriyor.

Zülfü Livaneli Konstantiniyye Oteli
Konstantiniyye… İhtişamlı surlarının karanlık diplerinde cinayetler işlenen, otobanlarında siyasetçilerin suikastlara kurban gittiği, açlıktan çocukların dilendiği, gecekondularında kadınların sessiz sedasız öldürüldüğü, yalılarında yüzyıllık zenginliğin cömertçe seyre çıkarıldığı ve güzelliğiyle Divan şairlerine yüzlerce şehrengiz yazdıran, barok sanatından izler taşıyan şehirler şehri İstanbul.

Zülfü Livaneli Kaplanın Sırtında
Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası.Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten

Zülfü Livaneli Huzursuzluk
İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında buluyor.İşte bu ölüm, İbrahim’i neredeyse tüm bağlarını kopardığı köklerine, Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor veMeleknaz’la tanışmasını sağlıyor. İbrahim, ölmüş arkadaşının sevdasını devralır gibi Meleknaz’a âşık oluyor ve giderek Hüseyinleşiyor.Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu’nun en insaf

Zülfü Livaneli Engereğin Gözü
Harem-i Hümayun’dan taht oyunlarına açılan ve erk istencinin karanlık dehlizlerinde kaybolup insanı, insan doğasının en aşağılık yönleriyle yüzleştirirken bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmeyen büyülü bir anlatı. Efendi – köle ilişkisine psikolojik bir bakış.

Zülfü Livaneli Edebiyat Mutluluktur
Edebiyat Mutluluktur, ömrünü sanatsal üretime adayan ve çok sayıda dilde kendi okur kitlesini oluşturan Zülfü Livaneli’nin edebiyat dünyasına dair düşüncelerini paylaştığı denemelerden oluşuyor. Türkiye’den ve dünyadan farklı örnekleri odağına alarak sanat-toplum ilişkisini irdeliyor.

Zülfü Livaneli Bir Kedi Bir Adam Bir Ölüm
Türkiye’den Stockholm’e iltica eden Sami, yaşadıklarının sorumlularından biri olan eski bakanlakaldığı hastanede tesadüfen bir araya geliyor. Bu karşılaşma, intikam ve affetme gibi temel psikolojikikilemleri tartışırken, cezalandırma ve yargılama gibi devlet mekanizmaları ekseninde ülkenin ahlakiiklimine de değiniyor.

Zülfü Livaneli Balıkçı ve Oğlu
Toplumsal konulara duyarlılığı ile tanınan edebiyatçı ve fikir adamı Zülfü Livaneli, bu kez Ege balıkçılarının ve hayal kurmaktan bile mahrum bırakılan göçmenlerin kaderine eğiliyor. Usta edebiyatçı Livaneli, Balıkçı ve Oğlu ile son yılların en can yakıcı ve büyük dramı “göçmenliği” balıkçı Mustafa, Mesude ve Samir bebek üzerinden anlatıyor. O güne dek sıcak evlerinde televizyondan izledikleri hab

Zülfü Livaneli Arafat’ta Bir Çocuk
“Che Guevera’nın bir kitabından başladılar yakmaya. Kitap olduğu gibi atılsa yanmazdı. Önce kitabınkapağını yırtıyorlar, sonra beşer onar sayfa tutup, dikiş yerlerinden ayırıyorlardı. İpli olanları zor ayırdılar.”Arafat’ta Bir Çocuk 12 Mart Muhtırası’nın etkisi altında yazılan, birbirinden bağımsız sekiz hikâyedenoluşuyor. Bir kuşağın, ömrü boyunca izini taşıyacağı sürgün günlerini anlatıyor.Usta

Sunay Akın Kız Kulesindeki Kızılderili
Bir yaz akşamı Boğaz'ın ortasındaki Kız Kulesi'nin beyaz duvarlarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin... İşte, o an, omzunuza konan martı kulağınıza şunları söyleyecektir: 'Kız Kulesi'ne de bakıyorsun, Kızılderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun...

Celal Şengör Aptalı Tanımak
Şu anda Türkiye'ye egemen olan cehâlet yönetimi, toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir. Öncelikle, toplumun bir grup olarak rasyonal düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması, toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır. Buna ilâveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik, bir toplum

Aytunç Altındal Dünün Belgeleri Yarının Tarihi
Aytunç Altındal yıllar önce özellikle Ermeni meselesinde Çarlık Rusyası ile Almanya, Fransa ve İngiltere’nin, Osmanlı’ya karşı bir plan hazırladıklarını ve bunun için 1904 yılında gizli bir anlaşma imzaladıklarını “belgeleri” ile ortaya koydu.Vakıflar sorununa 30 küsur yıl önce işaret etti, sorun bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başını ağrıtan en önemli Avrupa Birliği zorlamalarından biri hal

Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir
Beş Şehir’in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. İlk bakışta birbiriyle çatışır görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler, benim hayatımın tesadüfleridir. Bu itibarla, onların arkasında kendi insanımızı ve hayatımızı, vatanın manevi çehresi olan kültürümüzü gö

Ahmet Altan Sudaki İz
Ahmet Altan'ın ikinci romanı olan Sudaki İz, ilk kez 1985 yılının ortalarında Can Yayınları arasında çıkmıştı. Büyük bir ilgiyle karşılanan roman, yedi ay gibi kısa bir süre içinde üçüncü basımına ulaşmıştı. Bu son basımın üzerinden iki ay geçtikten sonra kitap toplatıldı. Yargılama iki yıl sürdü. Sonunda İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi kitaptaki iki buçuk sayfalık bir bölümü `müstehcen'

Ahmet Altan Kılıç Yarası
Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan'ın beşinci romanıdır. İlk basımı 1998 yılında yapılan eser, 1998 Yunus Nadi Roman Armağanı'nı almıştır.On dokuzuncu yüzyıl sonlarında, Osmanlı Bankası'nın Ermeniler tarafından basılmasıyla yaşanan siyasal gelişmeler ve renkli roman kişilerinin hayatlarını anlatırken çeşitli tarihsel olaylara değinen, kurmaca ile gerçekleri bir arada işleyen bir eserdir.Ro

Seyahatname Evliya Celebi
Evliya Çelebi seyahatlerinin başlangıcını bir rüyaya bağlar: 1630 Ağustosunun 19. Gecesi düşünde peygamberden "şefaat" dileyecek yerde "seyahat" diler ve zihninde büyüttüğü uzak ülke hikayelerinin de etkisiyle yollara düşer. Artık bizlere anlatamayacağı son ve büyük yolculuğa çıkana kadar 54 yıl boyunca önce "piyadece serseri" bütün İstanbul' u, daha sonra da &quo

Orhan Pamuk Yeni Hayat
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Orhan Pamuk’un coşkulu, lirik ve sihirli romanı Yeni Hayat bu sözlerle başlıyor. Okuduğu bir kitaptan sarsılarak etkilenen, sayfalardan neredeyse fışkıran ışığa bütün hayatını veren ve kitabın vaat ettiği yeni hayatın peşinden koşan genç bir kahramanın olağanüstü hikâyesi bu. Kitabın etkisiyle âşık oluyor, üniversite öğrenciliğinden uzaklaşıyor,

İskender Pala Şah ve Sultan
Tutku…Güzellik…Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.Çaldıran...Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi?Kızılbaşlık!Sünnilik!İktidar hırsı.Aşkın bir çöke

İskender Pala Surname
Osmanlı sultanı, şehzadeleri için bir sünnet düğünü tertiplemiştir. İstanbul’da eski saraylarla birlikte Atmeydanı, Okmeydanı ve Divanyolu gibi mekânlar seyirlik alan olarak belirlenir. On beş gün sürecek düğünün dillere destan olması istenmektedir. Her vilayetten ve her ülkeden insanlar davet edilir. Bu sırada üzücü bir hadise:Sadrazam şehit olur… Sultan düğün neşesini siyasete boğdurmamak adına

İskender Pala Od
Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre’nin gelişi tarihi a

İskender Pala İki Dirhem Bir Çekirdek
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anla

İskender Pala Babil’de Ölüm İstanbul’da Aşk
Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına…Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem…Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi…Siruş başlıklı murassa hançerin kabzasına parmak izlerini b

Ahmet Ümit İstanbul Hatırası
Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekan. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi."Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minarele

Ahmet Ümit Sultanı Öldürmek
"Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?"Ahmet Ümit'in romanı Sultanı Öldürmek bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Serhazinlerin son tem

Ahmet Ümit Elveda Güzel Vatanım
1926 yılının o hüzünlü sonbaharı. Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış, genç cumhuriyet ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyor. O büyük altüst oluşun içinde bir adam: Şehsuvar Sami… Bir zamanların İttihat ve Terakki fedaisi, şimdilerin yorgun komitacısı. Şehsuvar Sami’nin etrafında dönen amansız bir entrika. Bir yanda kaybettiği ama hiçbir zaman yüreğinden çıkartamadığı sevgilisi Ester, öte yanda yaşanı

Yasaklanan Arkeoloji Michael A. Cremo
Michael A. Cremo ve Richard L. Thompson tarafından kaleme alınan bu eser, insanlık tarihine dair ana akım bilimsel görüşlere meydan okuyan kapsamlı bir araştırmayı sunmaktadır. Yazarlar, modern insanın kökenine ışık tutabilecek ancak akademik çevrelerce göz ardı edilmiş veya bastırılmış arkeolojik bulguları titizlikle incelemektedir.

Yakup Kadri Karaosmanoglu Yaban
Kitap Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun yaşam öyküsünü ve başyapıtı kabul edilen Yaban romanının derinlikli bir analizini sunmaktadır. Kaynak, yazarın diplomatik kariyeri ile edebi kimliğini harmanlayarak, onun bireysel sanat anlayışından toplumsal gerçekçiliğe geçiş sürecini kronolojik bir sırayla aktarmaktadır.

Yakup Kadri Karaosmanoglu Hukum Gecesi
1908-1911 yılları arasındaki siyasi olaylar. İttihat ve Terrakki Fırkası'nın egemen olduğu dönemin muhalif gazetece gözüyle eleştirisi. Kişisel çıkarlar uğruna girişilen ve halkın yararına herhangi bir düşünceye, ülküye dayanmayan çatışmalar. Bir devrin çözülüşü.

Yakup Kadri Karaosmanoglu Anamın Kitabı
Birikim Yayınları tarafından basılan "Anamın Kitabı" adlı eserin kapağı, yazarın tüm çalışmalarını kapsayan geniş bir serinin parçası olduğunu göstermektedir. Görsellerde yazarın portrelerinin yanı sıra, ünlü fotoğrafçı Ara Güler tarafından çekilmiş sanatsal bir fotoğrafı da yer almaktadır.

Zulfu Livaneli Kardesimin Hikayesi
Hayatın en acı yüzüyle çok küçük yaşta tanışan ve ailesiz kalan Ahmet Bey’in münzevi hayatının ortasına bircinayet haberi düşüyor. Usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bir cinayetin gölgesinde kardeşlik bağı, aşk, arkadaşlık,ihanet gibi insana dair tüm duyguların ve duygusuzlukların anatomisini çıkarıyor.

Orhan Pamuk Sessiz Ev
Sessiz Ev'de Orhan Pamuk, dağılmakta olan bir ailenin hikâyesi üzerinden Cumhuriyet ve modernleşme tarihimizin barındırdığı gizli çatışmaları ve şiddeti araştırıyor.

Orhan Pamuk Kar
Pamuk’un “İlk ve son siyasi romanım” dediği Kar, Türk edebiyatında 1990’ların siyasi atmosferini ele alan, dönemi bütün şiddeti ve çatışmalarıyla anlatan en iyi ve en iddialı romandır. Kars’taki siyasal İslamcılar, solcular, Türk ve Kürt milliyetçilerinin hikâyesini inanç, başörtüsü sorunu, askeri darbeler ve üçüncü dünyada yaşamanın öfkesi ve ümitsizliği üzerinden tartışan Kar’da Pamuk, başka rom

Orhan Pamuk Saf ve Düşünceli Romancı
“Bu kitap roman konusunda bildiklerimden ve öğrendiğim en önemli şeylerden yapılmış bir bütündür.”“Roman okurken kafamızda neler olup biter?” başlığı ve “Romanlar ikinci hayatlardır” satırıyla açılan Saf ve Düşünceli Romancı, Orhan Pamuk’un 2009 sonbaharında Harvard Üniversitesi’nde, bin kişilik Sanders Tiyatrosu’nda verdiği ve büyük ilgi gören Charles Norton konferanslarını içeriyor.

Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın
İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü müdür?Orhan Pamuk, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan yeni romanı Kırmızı Saçlı Kadın’da bizi otuz yıl önce İstanbul yakınlarındaki bir kasabada liseli bir gencin yaşadığı sarsıcı bir aşk hikâyesiyle, büyük bir insani suçun peşinden sürüklüyor.

Orhan Pamuk Kafamda Bir Tuhaflık
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Orhan Pamuk’un üzerinde altı yıl çalıştığı roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul’daki hayatlarını hikâye ediyor.

Orhan Pamuk İstanbul
Orhan Pamuk İstanbul’da, hayatının ilk yirmi iki senesini bir büyüme ve olgunlaşma romanına dönüştürüyor. Yazarın çocukluğu ve ilkgençliğinin hikâyesi ve aile tarihiyle İstanbul’un bir imparatorluk başkentinden 20. yüzyıl başlarında yıkıntılarla ve hüzünle dolu bir şehre dönüşmesinin hikayesi olan İstanbul – Hatıralar ve Şehir, yalnızca Pamuk’un bir İstanbul yazarı olarak ününü sağlamlaştıran kita

Orhan Pamuk Benim Adım Kırmızı
Cinayete kurban giden Zarif Efendi adlı bir nakkaşın ruhu, düştüğü kuyudan adalet arayışını ve sanatının inceliklerini dile getirir. Ardından uzun yıllar sonra İstanbul’a dönen Kara, çocukluk aşkını hatırlamaya çalışırken şehrin değişen yüzü ve toplumsal huzursuzluklarla karşılaşır. Hikâye, bir meddahın canlandırdığı konuşan bir köpek figürü aracılığıyla dini taassubu ve sosyal tabuları eleştiren

Orhan Pamuk Ben Bir Ağacım
Eser, yazarın tarihin gizemli yüzü ile çocukluk ve gençlik hatıraları arasındaki derin bağı keşfettiği; romanlarından, denemelerinden ve hatıralarından derlenen bir seçkidir. Kitapta, Osmanlı dönemindeki bir celladın içsel dönüşümü, minyatür sanatındaki nakkaşların körlükle imtihanı ve bir resimdeki konuşan ağacın yalnızlığı gibi zengin hikâyeler yer almaktadır.

Orhan Pamuk Babamın Bavulu
Pamuk, babasının kendisine bıraktığı ve içinde kişisel yazılar barındıran küçük bir bavul üzerinden, edebiyatın doğasını ve yazarlık tutkusunu derinlemesine sorgular. Eserde, bir yazarın kendi iç dünyasına dönerek yarattığı yeni evrenler ile hayatın sunduğu sıradan mutluluklar arasındaki çatışma zarif bir dille işlenir.

Orhan Pamuk Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk’un Nobel ödüllü eseri Masumiyet Müzesi kitabı ana karakter Kemal’in biyografisi ve romanın olay örgüsüne dair temel bilgiler sunmaktadır. Anlatı, Kemal’in nişanlısı Sibel'e aldığı sahte bir çanta vesilesiyle uzak akrabası Füsun ile yıllar sonra tekrar karşılaşmasını ve aralarında başlayan tutkulu ilişkiyi odağına almaktadır.

Orhan Pamuk Beyaz Kale
Kitap 17. yüzyılda Türk denizciler tarafından esir alınan Venedikli bir köle ile ona fiziksel olarak tıpatıp benzeyen Hoca lakaplı bir Osmanlı alimi arasındaki ilişkiyi konu alır. Kaynakta, kurgusal yayıncı Faruk Darvınoğlu'nun Gebze'de bulduğu bir elyazmasını günümüz Türkçesine aktarma süreci ve hikâyenin tarihsel arka planı anlatılır. Metin boyunca iki karakterin astronomi, matematik ve

Inanç ve Iktidar Bernard Lewis
Bernard Lewis’in çalışmalarından derlenen bu metin, İslam dünyasında inanç ve siyasi otorite arasındaki köklü ilişkiyi tarihsel bir perspektifle ele almaktadır. Kaynaklar, İslam ve Hristiyanlık medeniyetlerinin yüzyıllar süren rekabetini, karşılıklı algılarını ve modern çağda değişen güç dengelerini derinlemesine analiz etmektedir.

Voltaire: Felsefe Mektupları
Voltaire'in "Felsefe Mektupları" adlı eseri, yazarın İngiltere sürgünü sırasında gözlemlediği din, siyaset, bilim ve sanat dünyasına dair hiciv dolu bir değerlendirme sunar. Eserin giriş bölümünde ve ilk mektuplarında Voltaire, İngiliz toplumunun hoşgörü anlayışını överken, özellikle Kuzeyli Quaker mezhebinin sade yaşamını ve din adamı barındırmayan yapısını ilginç bir merakla betiml

Yaşamın Hakikati Arthur Schopenhauer
Bu kaynak, Arthur Schopenhauer'un felsefesi üzerinden yaşamın doğasını, orta yaş farkındalığını ve insanın bitmek bilmeyen arzu döngüsünü ele almaktadır. Metne göre hayat, özünde bir acı çekme halidir ve mutluluk, yalnızca bu ıstırabın geçici olarak dinmesinden ibarettir.

Zaman ve İrade Henri Bergson
Bu metinler, Henri Bergson'un özgür irade ve zaman kavramlarını psikolojik bir derinlikle inceleyerek, insan bilincinin niceliksel olarak ölçülemeyeceğini savunur. Yazar, yoğunluk ve duygu gibi içsel durumların fiziksel büyüklükler gibi hesaplanamayacağını, çünkü bunların sayısal bir toplam değil, niteliksel bir değişim olduğunu vurgular.

Kabala Ekrem Ülkü
Bu metin, Yahudi mistisizmi Kabala'nın kökenlerini, tarihsel gelişimini ve temel kaynaklarını ele alan kapsamlı bir incelemedir. Ekrem Ülkü tarafından kaleme alınan çalışma, öğretinin Hz. İbrahim ve Hz. Musa’ya dayanan kadim başlangıcından başlayarak, Orta Çağ’daki Zohar ve Sefer Yezirah gibi belirleyici metinlere kadar uzanan sürecini aktarmaktadır.

Cizvitler Ali İsra Güngör
Bu eser, Prof. Dr. Ali İsra Güngör tarafından kaleme alınan ve Cizvitler ile onların Katolik Kilisesi içindeki konumunu inceleyen akademik bir çalışmadır. Metin, Hıristiyanlıkta tarikat kavramının gelişimini ele alarak Cizvitlerin eğitim, mutlak itaat ve misyonerlik gibi kendilerine has özelliklerini detaylandırmaktadır.

Aytunç Altındal Vatikanın Gizli Yüzü
Aytunç Altındal’ın "Vatikan’ın Gizli Yüzü" adlı çalışması, Hristiyanlığın kökenlerine ve Katolik Kilisesi’nin tarihsel gelişimine dair aykırı iddiaları ele almaktadır. Yazar, İsa Mesih figürünün aslında Anadolulu bir pagan olan Tyanalı Apollonius’un yaşam öyküsünden kopyalanarak kurgulandığını savunur.

Köstebek Necip Hablemitoğlu
Necip Hablemitoğlu’nun kaleme aldığı "Köstebek" isimli eserden bölümler sunarak, Fethullahçı yapılanmanın devletin kritik mekanizmalarına sızma stratejilerini analiz etmektedir. Yazar, örgütün özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü, istihbarat birimleri ve Polis Akademisi gibi kurumları ele geçirmek amacıyla yürüttüğü takiyye ve kadrolaşma faaliyetlerini detaylandırmaktadır.

Kim bu Türkler Justin McCarthy
Bu kaynak, öğretmenler için hazırlanmış kapsamlı bir eğitim kılavuzu niteliğindedir ve Türklerin kökenlerinden günümüzdeki toplumsal yapılarına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi ele almaktadır.

Daron Acemoğlu Ulusların Düşüşü
Güç, zenginlik ve yoksulluğun kökenleri “Tarih, kaderden ibaret değildir!” Ulusların Düşüşü, tarih boyunca ulusların, özellikle de birbirine benzeyen ulusların ekonomik ve politik gelişmeleri arasında neden büyük farklılıklar olduğuna dair bir tartışma yürütüyor. Yazarlar kısaca “Neden bazı ülkeler zenginken bazıları yoksuldur?” şeklinde bir soru ortaya atıp, köleci toplumlar, feodalizm, sömürgeci











