
İçsel Mercek: Kendini Bil, Gücünü Keşfet
Kendini bilmek, sadece kim olduğunu anlamaktan daha fazlasıdır. Bu, benliğinin derinliklerine doğru cesur bir yolculuktur. Her insanın içinde güç ve zayıflık bir arada var olur. Bu karışım, davranışlarımızın, seçimlerimizin ve duygularımızın arkasındaki gerçek sebebi oluşturur. Mercek, bu görünmeyen mekanizmaları bilince çıkarır, anlamlandırır ve sana sunar. Zayıflıklarımız, bizleri kırılgan ve insan yapan yanlarımızdır; güçlerimiz ise, içsel kaynaklarımız, dirençlerimiz ve değişim potansiyelimizdir. İçsel Mercek, sana bu yolculukta rehberlik etmek için burada.
Bölümler

Niyet değişir. Beden değişmeyebilir. Beden değişir. Davranış değişmeyebilir.
"Yarın başlayacağım", "Keşke yapabilsem ama olmuyor" dediğin o döngünün arkasında aslında ne var?Bu bölümde, beyninin otomatik pilotta verdiği kararları nasıl fark edeceğini, kriz anlarında kurduğun felaket senaryolarını nasıl sabote edeceğini ve sinir sistemini yeniden nasıl kablolayacağını (REWIRE) adım adım konuşuyoruz.Dinlerken sadece dinlemeyecek, bölüm içindeki mikro egzersizlerle kendi otom

Her Erkeğin Duyması Gereken Bir Nörobilim Gerçeği
"'Ağlama, erkek gibi ol.' 'Sen erkeksin, sen dayanırsın.' Bu cümlelerden birini duymadan büyüyen bir erkek yok gibi.Bu bölüm, geçen bölümün ('Her Kadının Duyması Gereken Bir Nörobilim Gerçeği') kardeşi ama aynı örüntüye, hyper-independence'a, erkeklerde tamamen farklı bir yoldan giriyoruz. Merkezde Ronald Levant'ın normatif erkek aleksitimisi kavramı var: erkeklerin duyguyu hissetmemeyi değil, onu

Her Kadının Duyması Gereken Bir Nörobilim Gerçeği
"'Sen çok güçlüsün.' 'Sana güvenebilirim, sen hallederdin.' 'Sen hiç şikayet etmezsin.' Bu cümleleri çok duyduysanız, bu bölüm sizin için.Bu bölümde hyper-independence'ı “yani aşırı bağımsızlığı” konuşuyoruz: bunun bir kişilik gücü değil, çoğu zaman erken dönemde öğrenilmiş bir bağlanma stratejisi olduğunu. Bowlby'nin bağlanma teorisinden Ainsworth'ün kaçıngan bağlanma bulgularına, Pete Walker'ın

Hiçbir Şey Yokken Aniden Neden Çaresiz Hissediyorsun? | Duygusal Flashback & Sinir Sistemi
"Hiçbir şey olmadı ama aniden kendimi değersiz, çaresiz ve yapayalnız hissettim..."Bir anda gelen o yoğun utanç, terkedilmişlik ya da panik hissi mantıksız değil; beyninizin ve sinir sisteminizin size anlatmaya çalıştığı bir şey var. REWIRE Masterclass'ta, olay anında neden konuşamadığınızı (Broca alanının kapanması), neden "küçücük bir çocuk gibi" hissettiğinizi (amigdala ve örtük hafıza mekanizm

Bağımlılık Neyi Susturur, Neyi Uyandırır: Seni Kurtaran Şey Seni Hapsediyor
Bazen bağımlılık sakinleşmek için değildir. Hâlâ hayatta olduğunu hissetmek içindir.En son ne zaman "keşke yapmasam" dediğin bir şeyi yaparken buldun kendini? Telefonu bırakamıyor, gece o atıştırmalığa gidiyor ya da duramadığın bir döngünün içinde dönüp duruyor musun?Sorun senin "iradesiz" olman değil. Beynindeki isteme ve sevme mekanizmalarının birbirinden kopması ve sinir sisteminin **"Donma Mod

Öfke Masterclass: Sevdiklerine Bağırıp Patronuna Susan Sen misin?
Sevdiklerine bağırıp patronuna hiç ses çıkaramıyor musun? Yalnız değilsin buna psikolojide "tekmelenen köpek etkisi" deniyor ve bu bölümde tam olarak neden böyle olduğunu, beynindeki mekanizmayla birlikte anlatıyorum.Öfke Masterclass, öfkeyi tek bir duygu değil, beş farklı yüzü olan bir sistem olarak ele alan kapsamlı bir bölüm: kendine yönelik öfke, belirsizliğe karşı öfke, sisteme karşı öfke, ya

"Değişemiyorum" Diyorsan Bunu Mutlaka Dinle | Nörobilim Masterclass
Beynin senin değişmeni istemiyor. Çünkü onun görevi seni mutlu etmek değil, öngörülebilir kılıp hayatta tutmak.Bu masterclass; irade gücü zayıflığı, tembellik veya disiplinsizlik gibi şehir efsanelerini yıkıyor. 2024-2026 arası nörobilim literatürüyle; beyninin tahmin motorunu, sinir sisteminin güvenlik eşiğini ve kendi kendini kilitlediğin benlik kafesini çözüyoruz.Neden Suçlu Sen Değilsin?Nöropl

"İlk İzlenim" Diye Bir Şey Yoktur, Nöroalgı Vardır: Bedenin Bir Odaya Girdiğinde Aslında Ne Yapıyor?
Algı, 'bunun ne olduğunu düşünüyorum' demektir. Nöroalgı, 'buna zaten tepki verdim, sen daha düşünmeye başlamadan' demektir.Sistemi 'anlamakla' değiştiremezsin. Çünkü nöroalgın, deklaratif bilgiyi (mantığı) işleyen sistemlerden büyük ölçüde bağımsız çalışır.🔗 REWIRE EĞİTİMİ & İLETİŞİMZihinsel olarak haritayı çizmek yetmez; o haritayla otonom sinir sistemini yeniden eğitmek gerekir. Nöroalgının han

"Ben Böyleyim" Kodu: Kendi Kendine Uyguladığın Barnum Efekti
"Ben özgüvensizim", "Ben baskı altında kilitlenirim", "İlişkileri hep elime yüzüne bulaştırırım"...Bu cümlelerin senin biyolojik kaderin olduğunu mu sanıyorsun?Bu bölümde maskeleri tamamen çıkarıyoruz. Nörobilimin en radikal modeli olan Predictive Coding (Öngörüsel Kodlama) ile Barnum Efekti’nin kesişim noktasına iniyor; yıllardır "benim kişiliğim bu" diyerek sahip çıktığın şeylerin aslında kendi

Zihnin En Büyük Hilesi: Aynı Olayı Farklı Bir Beyinle Yaşamak
Seni felç eden, uykularını kaçıran ya da öfkeyle boğan şey yaşadığın olaylar değil.O olaylara zihninin saniyeler içinde giydirdiği o karanlık, çaresiz senaryo. Peki, o senaryoyu yazan da, o senaryoya inanıp acı çeken de aynı kişi yani sen olabilir misin?Bu bölümde "pozitif düşün, mutlu ol" yüzeyselliğini tamamen çöpe atıyoruz. fMRI cihazlarının içine giriyor, amigdala ile prefrontal korteks arasın

Sinir Sistemini Yeniden Kablolama Rehberi • Rewire Masterclass
"Pozitif düşün, hayatın değişsin" klişelerinden sıkılmadınız mı? Bilişsel nöropsikoloji ve modern nörobilim bize çok daha somut bir gerçek sunuyor: Zihin ne yaşıyorsa, beden onun biyolojik karşılığını üretir; beden hangi otonom tünelden geçiyorsa, zihin de ona uygun senaryolar yazar. Yani, zihninizdeki bir endişe bulutu ile diyaframınızın kilitlenmesi arasında kusursuz, çift yönlü bir otoban var.B

Beynin Neden Başlamana İzin Vermiyor?
"Neden bu kadar tembelim, neden hiçbir işe başlayamıyorum?" diye kendinizi suçlamaktan yorulmadınız mı?Otuz yıldır bu konuyu araştran sinirbilimciler ve klinik psikoloji bize çok net bir şey söylüyor: Erteleme bir irade veya zaman yönetimi sorunu değildir. Erteleme, sinir sisteminizin taşımakta zorlandığı bir duyguya (utanç, yetersizlik, başarısızlık korkusu) karşı geliştirdiği bir korunma/donma r

Beynin Seni Sabote Etmiyor. Seni Tahmin Ediyor.
Bu bölümde son yılların en güçlü nörobilim modellerinden biri olan Predictive Coding (Tahmin Eden Beyin Modeli) üzerinden beynin neden aynı korkuları, aynı ilişkileri, aynı düşünce döngülerini ve aynı duyguları tekrar tekrar ürettiğini konuşuyoruz.Peki ya beynin dünyayı olduğu gibi görmüyorsa?Ya aslında yaşadığın gerçeklik, beyninin geçmiş deneyimlerden oluşturduğu tahminlerin bir sonucuysa?Bu böl

Bedenin Çok Uzun Zamandır Nöbet Tutuyor.
Bu bölümde kronik yorgunluğun, uykusuzluğun ve "dinlensem de geçmiyor" hissinin altında yatan görünmez sinir sistemi mekanizmalarını inceliyoruz.Neden bazı insanlar 8 saat uyumasına rağmen yorgun uyanıyor?Neden beden gevşemek istediğinde bile zihnimiz kapanmıyor?Neden bazen hayatımızda gerçek bir problem yokken bile sürekli alarmda hissediyoruz?Bu bölümde:• Kronik yorgunluğun nörobiyolojisini• Oto

Özgüvensiz Değilsin: Beynin Hâlâ Eski Seni Koruyor
Çoğu insan özgüveni yanlış yerde arıyor.Daha fazla olumlama.Daha fazla motivasyon.Daha fazla pozitif düşünce.Ama ya sorun özgüven eksikliği değilse?Ya beynin yıllardır aynı sinir yollarını çalıştırıyorsa?Bu bölümde özgüveni psikolojik bir özellik olarak değil, sinir sistemi ve nöroplastisite perspektifinden ele alıyoruz.Neden afirmasyonlar çoğu zaman işe yaramıyor?Özgüvensizlik aslında hangi sin

İyileşirken Neden Daha Kötü Hissediyorsun?
REWIRE EĞİTİMİBeyninizi, Sinir Sisteminizi ve Yaşam Örüntülerinizi Yeniden KablolamakÇoğu insan değişmek ister.Daha az kaygılı olmak ister.Daha sakin olmak ister.Daha özgüvenli olmak ister.Daha az tetiklenmek ister.Fakat çok az insan beynin ve sinir sisteminin gerçekten nasıl değiştiğini öğrenir.REWIRE tam da bu noktada ortaya çıktı.Bu eğitim yalnızca motivasyon vermek için tasarlanmadı.Sadece bil

Bedenin Anlattığı Şeyi Duymak
"Ne hissettiğimi, bedenimde ne olup bittiğini hiç bilmiyorum" diyorsanız, sinir sisteminiz 'şimdi'yi değil, geçmişin tehlike tahminlerini yaşıyor olabilir.Temel sorunumuz bilgi eksikliği değil. Stresi, travmayı, regülasyonun önemini entelektüel olarak çok iyi biliyoruz ama beden yine de değişmiyor. Çünkü insan sistemi bilgiyle değil, sinir sisteminin organizasyonuyla çalışır. REWIRE yaklaşımıyla h

Ne Yaparsan Yap İçindeki Baskı Neden Bitmiyor?
Bu bölümde modern insanın en az konuşulan ama en yaygın deneyimlerinden birini ele alıyoruz: dışarıdan hiçbir baskı yokken bile içeriden sürekli bir baskı hissi üretmek.Neden dinlenirken suçluluk hissediyoruz?Neden hiçbir şey yapmasak bile zihnimiz sürekli “bir şey yapman lazım” sinyali veriyor?Ve neden başarı arttıkça içsel rahatlama her zaman artmıyor?Bu bölümde “stres” ve “kaygı” gibi yüzey kav

Kalp Kırıklığına Alışmak Güçlülük mü, Sinir Sisteminin Kapanması mı?
Bugün konuştuğumuz tüm bu mekanizmalar (ağrı eşiğinizin değişmesi, bedeninizden kopmanız ya da kalbinizi korumak için sisteminizi tamamen kapatmış olmanız) bir karakter zayıflığı değil. Bunlar, kronik strese ve geçmiş travmalara karşı sinir sisteminizin hayatta kalmak için geliştirdiği, ancak artık güncelliğini yitirmiş eski yazılımlarıdır.Bu sistemi sadece mantıkla, "biliyorum" diyerek ya da üstü

Beynin Kendini Susturabilir mi? | TRE ve Somatik Deşarj
Neden bazı anılar yıllar geçse bile aynı tazelikle acıtmaya devam ediyor? Neden bazen insanın kendi zihni, en büyük hapishanesine dönüşüyor?Bu bölümde, modern nörobilimin ve travma araştırmalarının en büyük keşiflerinden birini masaya yatırıyoruz: Beynin Default Mode Network (DMN) yani "Varsayılan Ayar Ağı." Halk arasında "iç ses", "hiç susmayan yorumcu" ya da "geçmişi sürekli başa saran mekanizma

İçindeki Bir Parça Hâlâ Hayatta Kalmaya Çalışıyor
Bu bölümde travmanın insan zihninde ve sinir sisteminde nasıl bölünmelere yol açabildiğini konuşuyoruz.Neden bazı insanlar dışarıdan güçlü, kontrollü ve “normal” görünürken içeride yoğun korku, tetikte olma ya da açıklayamadıkları duygular yaşayabiliyor?Travma kuramlarında geçen ANP (görünüşte normal taraf) ve EP (duygusal taraf) kavramları üzerinden;* travmanın neden geçmişte kalmayabildiğini,* b

Kendine Verebileceğin En Büyük Hediye
Belki de yaşanan büyük kırılmaların ardından insanın kendine verebileceği en büyük hediye: Sürekli savaş halinde olmayan bir sinir sistemidir.Neden bazı insanlar yıllarca çalışıp gelişmeye çalışsa da aynı döngüye geri düşer? Neden dinlenirken suçluluk hissedilir? Neden sakin ilişkilerde sıkılınır? Neden hiçbir şey olmasa bile içsel bir alarm çalmaya devam eder?Bu bölümde sinir sisteminin neden &qu

Zihinsel Enerji Yönetimi
Kulaklığını taktığını hayal et. Dış dünyanın sesi yavaşça silinirken içeride başka bir sistemin sesi yükseliyor: hiç durmadan çalışan, çoğu zaman fark etmediğin ama hayatını şekillendiren bir sistem. Bu podcast, o sistemi açığa çıkarıyor.Bu seri, zihinsel yorgunluğu bir motivasyon eksikliği olarak değil, bir enerji yönetim problemi olarak ele alır. Beynin bir irade makinesi değil, bir tahmin ve en

Kendini Yeniden Yazabilir misin? | Nöroplastisite Gerçeği
Biliyorum Ama Yapamıyorum: Beyindeki İki Sistem Neden Çatışıyor?Belki hayatında en çok zorlayan cümle şu:“Biliyorum… ama yapamıyorum.”Ne yapman gerektiğini biliyorsun.Mantıklı olanı biliyorsun.Hatta sonuçlarını bile biliyorsun.Ama yine de aynı şeyi yapıyorsun.Ve bir süre sonra şunu düşünmeye başlıyorsun:“Bende bir problem var.”Ama burada çok net bir şey söyleyeceğim:Sorun sende değil.Sorun, beynin

Panik Atakta Asıl Sorun Panik Değil
Panik Atak: Delirmiyorsun, Sinir Sistemin Konuşuyor | Acil Durum ButonuPanik atak geçirdiğinde ne hissediyorsun?Kalp çarpıntısı.Nefes daralması.Kontrolü kaybetme korkusu.“Bir şeyler çok yanlış” hissi.Ama ya sana şunu söylesem:Panik atak bir bozulma değil…sinir sisteminin yanlış alarmıdır.Bu bölümde, modern nörobilim modellerinden Predictive Coding ve stres sistemi olan HPA Axis üzerinden panik ata

Dopamin Seni Nasıl Yavaş Yavaş Tüketiyor
REWIRE | “Mutluluk Hormonun Neden Sana İhanet Ediyor?”“Neden her şeyin varken mutsuzsun?”Bu bölümde bunun bir karakter meselesi olmadığını, bir sinir sistemi meselesi olduğunu konuşuyoruz.Dopamin sandığın gibi mutluluk hormonu değil.O, seni iyi hissettiren şey değil…Seni bir şeye doğru iten, arzu yaratan sistem.Ama modern dünya bu sistemi bozuyor.Sürekli uyarım.Sürekli ödül.Sürekli “daha fazlası.”

Beynin Tehlikeye Bağımlıysa: ‘Glimmer’ ile Güveni Öğretmek
İnsan zihni çoğu zaman tehlikeyi tanımakta ustadır.Kimin ne dediğini, hangi durumda incindiğini, hangi ortamda gerildiğini bilir.Tetikleyicilerini ezbere sayabilir.Ama çok daha az insan şunu bilir:Kendini neyin iyi hissettirdiğini.Çünkü sinir sistemi, yalnızca tehditleri kaydetmek için değil…aynı zamanda güvenliği de kaydetmek için evrimleşmiştir.Ve burada çoğu insanın hiç öğrenmediği bir dil vard

Somatik Blokajlar: Bedenin Neden Gevşemiyor?
İnsan yaşadıklarını yalnızca zihniyle hatırlamaz.Daha derinde, daha ilkel ve daha otomatik bir sistem vardır: beden.Modern psikotraumatoloji alanında yapılan çalışmalar, özellikle The Body Keeps the Score ile birlikte, travmanın yalnızca bir “anı” değil, aynı zamanda bedensel bir durum olduğunu güçlü biçimde ortaya koymuştur. Bu yaklaşıma göre yaşanan deneyimler, sadece hikâye olarak değil, sinir

Sinir Sisteminin Sessiz Çöküşü - Anlamsızlık
Rewire - Yeniden İnşa ProgramıBelki buraya gelmeden önce kendine şu soruyu sordun:“Bende ne bozuk?”Belki daha sert sordun:“Neden hiçbir şey hissetmiyorum?”“Neden hayata bağlanamıyorum?”“Neden eskisi gibi değilim?”Ve belki en karanlık anlarda şunu düşündün:“Bu böyle devam edecekse, ne anlamı var?”Bu program, sana yeni bir motivasyon vermek için yazılmadı.Sana “pozitif düşün” demek için yazılmadı.Se

Kendini yeniden yaz. Beyin, kelimelerinden yeni yollar inşa eder.
Kendine hangi hikâyeyi anlatırsan, beynin seni ona dönüştürür.Kimlik sandığın şey aslında sabit değil.Beynin, her gün yeniden yazdığı bir hikâye.Her anlatışında, her paylaşımında, her anında yeniden şekillenen bir sen.Her tekrar sinapslarını güçlendirir.“Ben yetersizim.”“Ben toparlanıyorum.”“Ben dirençliyim.”Bu cümleler sadece söz değil;nöral yollar arasındaki elektrik akışıdır.Donald Hebb’in dedi

Umut Etmeyi Öğrenmek
Umut öğretilemez denir, ama aslında umut yeniden hatırlatılabilir.Çünkü beynin içinde, daha önce kurulmuş her güvenin izleri hâlâ vardır.Rewire, o izleri yeniden ateşleyen süreçtir.Bir tür nörolojik “yeniden doğuş”.Ve insan, her sabah kendi beynine sessizce şu komutu verir:“Bugün yeniden deneyeceğim.”İşte tam o anda, dopamin devresi uyanır.Ve ruh, o nörokimyasal kıvılcımda kendi duasını fısıldar:“

Gerçeğin Değil, Filtrenin İçindesin. Sistemini eğit
Rewire, seni geçmişin yazdığı hikâyeden çıkarır,ve potansiyelin kodlarına taşır.Bu sadece bir karar değil — bir nöral seçimdir.Senin beynin bir ormandır.Yıllarca aynı patikadan yürüdün.Şimdi yeni bir patika açma zamanı.O patikanın adı: REWIRE.Çünkü gerçeklik, zihinle değil;düzenlenmiş bir sinir sistemiyle görülür.Ve düzenlenmiş bir sistemde algı artık savunma değildir — bilgeliktir.“Bazen devrim,

Değişememek
Değişememek, iradesizlik değildir.Tembellik değildir.Zayıflık hiç değildir.Değişememek…Sinir sisteminin seni korumaya çalışmasıdır.Beynin, "yeni olan"ı tehlike sanmasındandır.Ruhunun, hala eski yaraları taşımasındandır.Bedeninin, geçmişte donup kalmış bir tehdit sinyalini hâlâ algılamasındandır.REWIRE eğitimi ile sen de “neden adım atamıyorum?” sorusunun nöropsikolojik cevabınıve çözümün

Travmayı İyileştirmek: Donmuş Bedenin Uyanışı
“Bazen hiçbir şey olmuyor… ama bedenin hâlâ savaşta.”Travma çoğu zaman yaşanmış bir olaydan çok, bedenin tamamlanmamış bir tepkisidir. Peter A. Levine’in “Somatik Deneyimleme” yaklaşımı bize şunu hatırlatır: Bedende donan enerji serbest kalmadıkça, zihin ne kadar isterse istesin huzura ulaşamaz. Çünkü travma, zihinde değil, sinir sisteminde saklanır.Bu bölümde, REWIRE: Sinir Sistemini Programla ki

Kendim Olursam Sevilmem Sanıyordum - Sürekli Başkalarını Memnun Ediyorum: Peki Ben Ne Zaman Ben Olacağım?
SAHTE BENLİĞİN ÇÖZÜLMESİ BİR “YAS” SÜRECİDİRUnutmamak gerekir ki sahte benlik, sadece bir savunma değil,bir hayatta kalma hikâyesidir.Ona kızmak değil, onun işlevini anlamak ve onurlandırarak uğurlamakgerekir.Terapide ya da bireysel içsel çalışmalarda bu süreç: Ve o zaman belki şu cümle mümkün olur:“Kendim olmak artık bir risk değil, bir hakkım.”Gerçek Benlik, Yeni Sinaptik Gerçekliktir(Rewire &am

Bir Anda Her Şey Fazla Geliyor: neden bu kadar tetikleniyorum?
"Biliyorum saçma ama yine de tetikleniyorum…"Bu cümleyi ne kadar sık kuruyorsun? Tetiklenme, zayıflık değil; bedeninin, sinir sisteminin ve geçmiş duygularının bir hatırlatma biçimidir.Bu bölümde, tetiklenmeyi sadece psikolojik bir tepki olarak değil, nörobilimsel, bağlanma temelli ve bedensel düzeyde inceleyip somatik egzersizlerle nasıl düzenlenebileceğini konuşuyoruz.📌 REWIRE yaklaşım

Neden Kendi Yolumuza Taş Koyarız?
Bu bölümde, beynin bizi nasıl “korumak” isterken aynı zamanda geride tuttuğunu, beynin ödül ve tehdit sistemlerinin bu süreçte nasıl çalıştığını ve yeni bir yol açmak için neler yapabileceğimizi konuşuyorum.Eğer sen de kendine koyduğun engelleri fark etmek ve kendi potansiyeline doğru adım atmak istiyorsan, bu bölüm tam sana göre. Bu konuyu derinlemesine öğrenmek istersen eğitimi inceleyebilirsin:

Neden Değişime Direniyorum? - MINDWIRE
“Değişime defalarca başladınız ama sürdüremediniz mi?”İşte tam da bunun cevabını, podcast’in yeni bölümünde anlattım. Mındwıre eğitiminin birinci modülünden yola çıkarak anlattığım değişim yolculuğuna katılmak istersen İnstagram:sinirsisteminiprogramla üzerinden bana ulaşabilirsin.📍 Modül 1: İnanç – Alışkanlık – Sinir Sistemi Üçgeni👉 İnançlarımız neden davranışlarımızı sabote ediyor?👉 Alışkanlık d

Başlamak İstiyorum Ama Neden Olmuyor? " REWIRE – Sinir Sistemini Programla"
Hepimiz hayatımızda en az bir kez şu soruyu sorduk: “Neden hep erteliyorum?” “Neden kendi kendime engel oluyorum?”Bu soruların cevabı aslında zayıf irade ya da motivasyon eksikliği değil… Sinir sisteminin nasıl programlandığıyla ilgili. 🎧 Yeni podcast bölümümde, REWIRE – Sinir Sistemini Programla Eğitiminden önemli noktaları paylaşıyorum:🔹 Öz-sabotajın biyolojik temeli🔹 Ertelemenin sinir sistemiyl

Duyguları bastırmak, derin bağlardan kaçınmak ve boşluk hissi
“Hiç kendinizi kalabalıkların içinde yalnız hissettiğiniz oldu mu? Ya da biri size çok yaklaşmaya çalıştığında, istemsizce bir adım geri attığınızı fark ettiniz mi? İşte bugün bu sessiz ama derin konuyu ele alıyoruz: duyguları bastırmak ve derin bağlardan kaçmak.Heinz Kohut’un kendilik psikolojisinin en bilinen örneklerinden biri olan “Bay Z’nin İki Analizi” vakasından söz edeceğim. Bu vaka, aslın

Toplumun bizde kurduğu süperego, özgürlüğümüzün sigortası mı yoksa en büyük hapishanemiz mi?
Toplumun bizde kurduğu süper ego… Özgürlüğümüzün sigortası mı, yoksa en büyük hapishanemiz mi? Philip Roth’un Portnoy’un Feryadı romanında, bireyin arzuları ile toplumun kuralları arasındaki çatışmayı konuşuyoruz. Bastırılmış istekler, suçluluk duygusu ve özgürlük arayışı… Tüm bunlar bu bölümde.

Tutunurken Kaybolanlar
Bırakmaktan korkarken kendini kaybedenlere bir içsel çağrı.Herkesin bir “bırakamadığı” vardır.Bir ilişki, bir alışkanlık, bir kimlik, bir cümle…Ve çoğu zaman sandığımız gibi sevgiden değil, kayıp korkusundan vazgeçemeyiz.Çünkü bazen tutunduğumuz şey bir başkası değil, onunla kurduğumuz benliğimizdir.Ama bu tutunma bizi iyileştirmekten çok yavaş yavaş tüketiyorsa, işte orada bir kayboluş başlar.“Tu

Veda Kılığında Bir Doğum
Veda ettiğimiz her şey, içimizde yankı bulur. Kimi zaman bir eksiklik, kimi zaman bir hafiflik, kimi zaman ise derin bir sessizlik olarak. Ama sonunda, o sessizlikten bir ses yükselir: "Artık başka bir yoldasın."
Bu yüzden bazı vedalar aslında bitiş değil; ruhsal gelişimimizin ilk adımıdır.Kendimiz olabilmek için bazen birilerine, bir şeylere, bir zamana veda etmemiz gerekir. Ama bu bir

Geçmişteyim, gelecekteyim. Ama şu anda değilim...
Geçmişte yaşamak bazen "hatıra" demek değildir.Bazense geçmiş, bugünün içine çökmüş bir gölge gibidir.📌 Freud, bilinçdışının zaman tanımadığını söyler.Bir travma yıllar önce yaşansa da zihin onu hâlâ şu anda yaşıyormuş gibi hisseder.Geçmişte yaşamak demek, o yarayı hiç iyileştirememiş olmak demektir.

Düşüncelerim Susmuyor
Bir olayın, bir duygunun ya da bir hatanın defalarcakafamızda dönüp durması.Hiç geçmişte yaptığınız bir hata yüzünden uyuyamadınız mı? Ya da biri size birşey söyledikten sonra, "Keşke şöyle deseydim..." diye saatlerce düşündünüz mü?İşte bu bölüm, sizi yoran düşünce biçimini anlamak, neredengeldiğini keşfetmek ve onunla baş etmenin yollarını bulmak için var.

Neden Sürekli Yetersiz Hissediyoruz?
Hepimizin içinde zaman zaman kendimizi yetersiz, değersiz hissettiğimiz anlar olur. Peki bu ‘aşağılık duygusu’ neden bu kadar güçlü ve hayatımızı nasıl etkiliyor? Psikanalitik bakış açısıyla, bu duygunun kökleri çocuklukta atılıyor ve çoğunlukla farkında olmadan bizi yönlendiriyor. Bu duyguyla nasıl yüzleşiriz? Onu bastırmak yerine, kabul edip dönüştürmek mümkün mü? İşte bu podcastte, aşağılık duy

Yanlış Aynada Değer Aramak: Narsist Döngüsü
Bu bölüm, narsistik ilişkilerin iç dünyamızda bıraktığı izleri fark etmek isteyen herkes için.Seni görmeyen birine görünmeye çalıştın mı hiç?Sevgi uğruna kendinden ödün verdin, ama hâlâ yeterli olmadığını mı hissettin?İşte tam burada “narsistik ilişki döngüsü” başlar…Bu yayında:Narsistik kişilik özellikleri nelerdir?Bu tür ilişkilerde neden kendimizi değersiz hissederiz?Yanlış aynada yansıma arama











